14 Mart 2019 Perşembe

Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR Hocanın Yapı İşletmesi Genel Tanımları


Aşağıdaki doküman Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR Hocanın Yapı İşletmesi ders notlarından birebir olarak alınmış olup sevgili öğrencilerimizin yanı sıra bir kamu inşaatı işinin başlangıcından sonuna kadar hem yapı denetim komisyonunun hem de yüklenici ve şantiye şefinin kılavuzu olabilecek niteliktedir.



GENEL TANIMLAR:
ANALİZ (GENEL FİYAT ANALİZİ): Yapılan bir imalatın içerinde ne kadar işçilik, ne kadar malzeme veya makine kullanıldığını araştıran çalışmalardır.
ARTIRMA: İdarenin satmak veya kiraya vermek için, işi yaptırırken daha fazla kazanabilmek içinuyguladığı ihale yöntemleridir.
ATAŞMAN: Yapı işlerinde imâlat, ihzarat, taşıma ve diğer önemli işleri, yapının rötret kotu altında ileride görülmeyecek, ölçülüp hesaplanamayacak veya kontrol edilemeyecek imalat kısımlarını perspektif, plan, kroki, kesit çizi ve şekilleriyle (veya resimleriyle) kendi özel ve onaylı defterlerine nüshalarıyla, hesap ve tablolarıyla kaydetmek ve taraflarca onaylama işlemine denir.
AVANS: Ön ödeme anlamına gelen, Fransızca’dan Türkçe’ye geçmiş bir sözcüktür. Yapılan bir hizmet, bir üretim veya harcanan bir emekten önce, ödenecek toplam paranın yüzdesi oranında ve işi yapacak kişiye ödenen paradır. Avanslar, daha sonra ara ödeme ve son ödeme niteliğindeki alacaklardan mahsup edilir (hesaplanıp kesilir). (Örnek: İhaleyi kazanan isteklinin işe başlarken % 10’a kadar avans talep etmesi, işçilerin bir sonraki aylıklarının belli bir bölümünü bir önceki ayda avans olarak istemeleri gibi.).
AYNÎ VE NAKDÎ GİDERLER: Nakit(=para) ve ayın(=para dışında) sözlük anlamlarına göre bir üretim, ürün veya bütün için harcanan para ve bunun dışındaki diğer giderler (masraflar) bütününe denir. (Ör: İşçilere yapılan giyecek ve yakacak yardımları aynî, izin paraları, fazla çalışma ödemeleri nakdî’dir.)
BAKANLAR KURULU KARARI (BKK): Acil yada süreli uygulama kararlarının yasalardaki eksiklik, hüküm boşlukları ve farklılıkları gidermek bakımından bir an önce görüşülerek çıkartılması yetkisi Anayasaya göre mevcut Bakanlar Kurulu’na ve dolayısıyla TBMM’ye verilmiştir. Bu şekilde kurulun geçici ve yasa hükmünde almış olduğu uygulama kararlarına BKK denilir; yasa çıkarılınca bu kararların hükmü sona erer.
BİRİM FİYAT TARİFİ (SERİDÖPRİ TARİFİ): Bayındırlık İşleri Birim Fiyat Listeleri’nde gösterilen ve poz numaralarıyla belirtilen, imalatlarda kullanılan malzeme miktarları, yapım tarzı ve sırası, uygulama koşulları ve kapsamıyla birim fiyat ödemelerine nelerin girip girmediğini gösteren, her yıl yayınlanması zorunlu olmayan, imâlatların ölçü tarzlarını veren bir dokümandır.
BİRİM FİYAT: yapılan imalatların işçilik, hammadde, genel giderler ve yüklenici kârını içeren fiyatıdır. Yapılan bir işte imalatın metrajıyla birim fiyatları çarpımlarının toplamı keşif bedelini verir.
KEŞİF = Σ(METRAJ x BİRİM FİYAT)
BİRİM MALİYET: Yapının birim ölçüsünün (binalarda birim alan, m2) Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca her yıl, mimarlık ve mühendislik hizmetlerine esas olan sınıflar için ayrı ayrı tespit ederek ilan ettiği güncel ve ortalama maliyet bedelleridir. (TL m2 )
BİRLİK: Aynı amaca ve aynı kazanca yönelik kişi, kuruluş yada meslek örgütlerinin birleşerek oluşturdukları organizasyonlara denir.
DERUHTE-İ MES’ULİYET: Hiyerarşik piramitlerde, her yönetim kademesi ve amirin değişik ölçü ve sınırda yetkileri vardır. Piramidin en üstünden verilen emir, en alt birimlere kadar paylaşılarak ve görev alanlarına göre dağılarak gelir ve uygulanır. Sistemin halkaları içerisinde herhangi biri yada bir kaçı, çoğu veya bir kısmı bu emir zinciri içinde uygulamayı aksatır, karşı çıkar, gerekçeler öne sürer ve halkayı koparmaya zorlarsa, ilgili en üst amir, hizmetin veya üretimin sürmesi bakımından, kamu yararı ve selameti açısından (isterse) bu alt birimlerin yetki ve görevlerini “re’sen” üstlenir. Buna Deruhte-i Mes’uliyet denir ki sonuçta doğacaklardan (olumlu yada olumsuz) bu amir sorumlu olacaktır.
DEVİR: Bir işin, bir kazanç, fayda yada hakkın, sorumluluğuyla birlikte ve üst yönetiminde onayı ile bir başkasına (aynı koşullar altında) verilmesidir.
DÖNER SERMAYE: Belirli meslek ve kitle örgütleri yada kamu veya özel sektör kuruluşlarının teknik ve idari ünitelerince üretilen her türlü proje, imalat, hizmet vb. ürünlerin değerlendirilerek (satış, ithalat, ihracat vb) elde edilen gelirlerden pay almalarını sağlamak amacıyla kurulmuş ve devlet tarafından denetlenen organizasyonlara denir.
ECRİMİSİL: Bir malın, sahibinin rızası dışında ve onun bu malı kullanmamakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı söz konusu edilmeksizin bu maldan işgal, tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun yararlanılması sebebiyle fuzulî şâgil tarafından ödenen veya idarece talep edilen tazminata denir.
EKSİLTME: İdarenin almak ve yaptırmak istediği işlerde, işi daha ucuza getirmek için uyguladığı ihale yöntemleridir.
EMANET USULÜ İŞ: 2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 81. Maddesinde öngörülen işler ve bu işler için gerekli her türlü malzeme, araç ve gereçlerin sağlanması ve gerektiğinde geçici süre ile işçi çalıştırılması işlerinin ita amirlerince idare görevlilerinden oluşturulacak komisyonlar (Emanet Komisyonları) eliyle emaneten yaptırılmasına denir.
ESKALASYON (FİYAT FARKI): Uygulama yılı içerisinde, sözleşme ve şartnamelerde öngörülen ve yıl içerinde imalatlarda kullanılan malzemelerin imalata girdikleri tarihteki satın alma fiyatı ile uygulama yılı başındaki rayiç fiyatı arasındaki fark. Bu fark hakedişlere ek olarak ihale tenzilatına tabi olmayan ödemeler olarak verilir.
FESİH: Kişiler, kurumlar yada her ikisi arasında yapılan sözleşme, yazılı anlaşma yada protokollerin, çeşitli nedenlerle bozulması ve işlem hale gelmesi sonucu bu anlaşmaların resmî yoldan (hukuken) ortadan kaldırılmasına denir. Fesihler, yazılı olarak, onaylı ve belli gerekçeler de içinde yer almak kaydıyla usulüne uygun yapılmalıdır. Fesih kararları, taraflarca imzalanmış olmalıdır.
FON: Yardım (Sosyal yardım, destek vb. amaçlı), üretim ve benzer amaçlı kurulmuş ve değişik kişi, örgüt, şirket vb. girişimlerden oluşmuş kuruluşlar denir.
FORM: Standart uygulamayı sağlamak ve işleri kolaylaştırmak amacıyla, pratik olarak geliştirilerek hazırlanmış (çizilmiş), uygun çizelge, tablo veya çizimlerdir. (Ambar malzeme Kayıt Formu gibi).
FUZULÎ ŞÂGİL: Kusuru aranmaksızın kendisine ait olmayan ve sahibininde rızası veya muvafakatı bulunmayan bir malın zilyedliğini ele geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu maldan tasarrufda bulunan kimselere denir.
GENELGE (TAMİM): Kamu kurum ve kuruluşları arasında aynı yetki, uygulama ve maca yönelik standartları sağlamak üzere üst yönetimce hazırlanarak kurum içi ya da dışı ortak yayınlanan emir yazıları, uyarılar, bildirimlere denir. (Örnek: Bakanlar Kurulu Hazırlık Komisyonu Genelgeleri veya SSK hastaneleri hasta yatış ve taburcu işlemleriyle ilgili genelgeleri gibi.)
GERÇEK KİŞİ: İnsanlardan oluşan ve Medenî Kanun’un öngördüğü, bilinen yaşantıyı sürdüren kişi hükmiyetidir. Gerçek kişinin belirlenmesinde isim, bir sicile ilişkin durum, hısımlık ve ikâmetgâh gibi konular önemli rol oynar.
HADDİ LÂYIK (UYGUN DÜZEY): Eksiltme ihalelerinde keşif bedelinin altında, artırmalarda da keşif bedeli üzerindeki değerlerin tümüne denir.
HAFRİYAT (KAZI): Binanın sıfır kotundan temel sömeli altına kadar olan derinlikte ve bina oturduğu alandan 1.5-2.5 m fazla olacak şekilde toprağın kazılması ve temellerin gelecekleri yerlerin boşaltılmasına denir. Elle yada makine ile yapılır.
HAKEDİŞ (İSTİHKAK-SİTÜASYON): Yüklenicinin, yaptığı imalat ve ihzarat karşılığı alacağını gösteren hesaplar toplamıdır. (B. İ. G. Ş. Mad. 39)
İDARE (İŞVEREN): Bir inşaat işini yapan yada yaptıran devlet veya özel kurum / kuruluşlarına denir.
İFRAZ: İmar Kanunu ve buna bağlı yönetmelik uygulamalarında birden çok mülkiyet, ortaklık ya da zilyetliğe sahip taşınmaz malların (arsa, arazi, bina vb.) yasalar nezdinde ve bilirkişiler aracılığıyla ayrıştırarak uygun parçalara bölünmesi işlemidir.
İHALE (TENDER): İşin yapılmasını isteyen tarafın, işi yaptırmak için uygulamak zorunda olduğu çalışmalar topluluğudur. (İlan vermek, sözleşme dosyası hazırlamak, istekliler arasında seçim yapmak, ihaleyi onaylatmak vs.) (İ.Y. Mad.5-6).
İHALE BEDELİ: Keşif bedelinden tenzilat miktarını indirdikten sonra elde edilen rakamdır.
(İHALE BEDELİ = 1. KEŞİF BEDELİ – TENZİLAT MİKTARI)
İHKAKAK: Genel hukuk içerisinde “bir taşınmazın kullanım hakkının izin alınmadan doğrudan doğruya ele geçirilmesi; bir bakıma haksız kullanılması ve işgal edilmesi” anlamını taşımaktadır. Fuzuli şagil’e benzer yorumlanan ihkakak’ın mal sahibince çözümlenmesi ancak hukuki yoldan, yetkili zabıta gücüyle ve yasalar ölçüsünde mümkündür.
İHZARAT: Yapım sırasında kullanılmak üzere işyerine getirilen malzemelerdir.
İMALAT: Proje, sözleşme ve eklerine bağlı olarak yapılan üretimdir.
İNTİFA HAKKI: Taşınır yada taşınmaz mal veya bir yetenek, özellik, üstünlüğün (mâmelek) üzerinde kurulmuş bulunan faydalanma hakkıdır. Bu hakkın içine ilgili eşya veya malın her türlü çıktısı ve getirilerinden faydalanma girmektedir. İntifa hakkı, taşınır mallar ve alacaklar üzerinde bir sözleşme ile , taşınırın intifa sahibine teslimi ve alacağın devri ile; taşınmazlar üzerinde ise ilgili taşınmazın intifa hakkının tapu siciline kayıt ve tesciliyle kurulur. İntifa hakkı sahibi, ilgili konu veya madde üzerinde zilyetlik, kullanma, yararlanma ve idare hakkına sahiptir.
İPOTEK FEK’İ: İpotek edilmiş olan mallarda, borç ödenip bittikten sonra, bu malların mülkiyetinin malın esas sahibine devredilmesine denir.
İPOTEK: Bir malın satın alınması, kiralanması yada mülkiyetin gayrî aynî hak tesisinde, sözleşme gereklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelebilecek zarar, ziyan veya maliyetin karşılanması amacıyla karşı taraftan alınacak olan taşınır yada taşınmaz mal veya borç ödeninceye kadar bu malların mülkiyetinin geçici olarak üstlenilmesine denir.
İRTİFAK: İmar Kanunu’na göre “kullanım”, pay veya hak sahipliği anlamına gelmektedir. (İrtifak hakkı=kullanım yada mülkiyet hakkı).
İŞ KALEMİ (POZ=POZİSYON): İnşaat işlerinin her birini ayrı ayrı tanımlamak ve ayırt edebilmek üzere, bu sektörde ortak bir dil ve kullanım oluşturmaya yönelik olarak devletin resmî ve yetkili makamlarınca belirlenmiş, standart ve sistemli kodlamalar, numaralandırmalar ve bunların tanımlamalarına verilen isimdir. (Örnek: İmâlat iş kalemi, birim fiyat yada rayiç pozları gibi).
İTA AMİRİ: Resmî ve idarî hiyerarşide bir kurum yada kuruluşun en üst ve para harcama yetkisine sahip yönetici olarak tanımlanmaktadır. 1. ve 2. derece ita amiri olarak ikiye ayrılır. Genellikle 1. dereceita amirleri Bakanlar Kurulu’nun üyeleri veya bağlı icracı kuruluşun en üst yöneticileri olmakta; 2. Derece ita amirleri de kuruma bağlı alt uygulayıcı ve harcama yetkisi verilmiş bağımsız kurum yetkilileri olmaktadır. (Örnek: Bayındırlık ve İskân Bakanı 1. derece ita amiri iken Bayındırlı ve İskân İl Müdürü veya DSİ 3. Bölge Müdürü 2. derece ita amiri durumundadır.)
İZALE-İ ŞÜYU: Belirsizliğin giderilmesi olup; arsa, arazi, vs. gayri menkullerde, mülkiyet yada kullanım hakkının tam olarak ortaya çıkarılmasına yönelik ortak yada mal sahiplerince mahkemeler yoluyla açılan davaların konunun uzmanları bilirkişilerce çözümlenmesine denir.
KABUL: Sözleşme süresinin sonunda, işin sözleşme ve eklerine bağlı olarak yapılıp yapılmadığını kontrol etmek amacıyla uygulanan bir işlemdir. Geçici ve kesin olmak üzere iki tür kabul vardır (B.İ.G.Ş. Mad. 41) KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME: Bazı yönetim dönemlerinde ve zorunlu koşullarda başvurulan, yasa ve yönetmelikler yerine, onlardaki değişiklikler ve ekler için Bakanlar Kurulu Kararları’yla çıkarılan, yasa hükmiyetini taşıyan uygulama yazılımları ve kararnameleridir.
KARARNAME: Kamu uygulamalarında bir hizmet, bir üretim veya işin nasıl, kim tarafından, ne şekilde, hangi koşullarla uygulanacağının, yasa, şartname ve yönetmelikler dışında, değişiklikleriyle açıklayan; ilgili bakanlığın çalışma ve denetiminde, Bakanlar Kurulu Yetkisi ve imzasıyla yazılı olarak yayınlanmış olan yazılı belgelerdir.
KAYYUM: Bir anlaşmazlık, ölüm, doğal afet vb. sebebe dayalı olarak sözleşme hükümleri sona ermiş, arızalı ve yarım kalmış resmi işleri tamamlatmak, sonuçlandırmak yada değerlendirmek üzere işin konuyla ilgili kişi yada kişilerce yada kurumlardan yetkili uzman birisine özel izin ve görevle devredilmesidir.
KEŞİF (PRICING OF THE BILL OF QUANTITY): İhaleye çıkarmak üzere hazırlanan keşfe denir.(İ.Y. Mad. 9)
1. KEŞİF: Arsa, proje, kontrollük giderleri dışındaki tüm giderlere denir.
2. KEŞİF: Fiilî imalatlara bakılarak sürekli keşif hazırlanır. Bu keşif gerçek değerleri verir ve
Keşif olarak adlandırılır.
KOMİSYON (KOMİTE=COMMITTEE): Bir işi veya görüşü olgunlaştırarak gerçekleştirmek, değerlendirmek, takip etmek üzere konuyla ilgili, yetkili veya görevli uzman kişilerce oluşturulan topluluklardır.
KONTROL (DENETLEME=MURAKABE): İşim teknik kurallara uygun olup olmadığını izleyen organlardır. İşveren namına çalışırlar.
KURUL (HEYET): Çoğunlukla komisyon anlamında kullanılan bu sözcük de yine resmî bir görevi yerine getirmek üzere konu uzmanı kişilerce oluşturulan çalışma gurubudur. Kurullarda bazen değişik meslek ve branşlarda uzmanlar da bulunabilir. Kurul yada heyetler, genellikle inceleme, değerlendirme ve prensip kararları almak üzere toplanırlar.
MAHAL LİSTESİ: Bir inşaat imâlatının tamamında kullanılacak ve her ortamda yapılacak tüm uygulamaları ayrı ayrı gösteren imâlat listeleri (duvar kaplamaları, döşeme kaplamaları, boyalar vs. ) bütünüdür.
MALİYET (EDER): Arsa, proje, kontrollük, işçilik ve malzeme gibi giderlerin tamamına denir.
METRAJ (BILL OF QUANTITY): yapılan imalatların birim miktarlarını gösteren rakamlara denir. Bunlar mt, m2 , m3 , kg, adet, ton vb. gibi birimlerle belirtilir.
MUKAYESELİ KEŞİF: 1. ve 2. Keşif göz önüne alınarak hazırlanır. Her iki keşif arasındaki fark belirlenir.
MUVAFAKATNAME: Bir kişinin kendi dışında bir başka özel yada tüzel kişiliğe, üzerindeki çıkar ve haklarını kullanabilmesini sağlamak üzere verdiği özel bir izin, kabul veya yetki belgesine denir.
MÜLKİYETİN GAYRI AYNÎ HAK TESİSİ: Tapu kaydı ve nitelikleri belirli olan hazinenin özel mülkiyetindeki/devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaz mal üzerinde sükna hakkı hariç olmak üzere irtifak hakları ile kat irtifakı tesisi işlerine denir.
NEFASET: Hatalı veya kusurlu imalatın kuruşlandırılması yapılarak güncel fiyatlarla yada parça iş yapım özel fiyatlarıyla yüklenici hakedişlerinden kesilen para cezasına denir.
OLUR (KABUL): Resmî uygulama işlerinde yapılması alt organlar tarafından tespit edilmiş ve önerilmiş, gerekli ve önemli ek işlemler, harcamalar ve değişikliklerin üst makamca (çoğunlukla ita amirliğince) aynı teklif yazısı altında ayrılan yere is,m, unvan, imza, tarih ve mühürle belirlemek suretiyle, kabul edilme işaretine denir. Ancak olur alınmış yazılar ve onayları ile gerekli ödeme, harcama yada uygulamalar yapılabilir.
ONAY (TASDİK): Bir resmî uygulama işini, üst makam yada yetkili organın onaması, imzalayıp, mühürleyip kabul ettiğini ve sorumluluğu üstlendiğini aynı evrak üzerinde ve uygun yerde bildirmesi işlemine denir.
ORTAK GİRİŞİM: Bazı ihalelerde iş birden fazla yükleniciye verilebilir. Yani ihale iki veya daha fazla yüklenicinin belli sözleşmeler çerçevesinde yapmış oldukları ortaklıklara (girişimlere) verilir. Genelde büyük ölçekli yatırım projelerinin ihalelerinde bu durumlara sık rastlanır.
ÖZELGE (İÇTİHAT=MUKTEZA): Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay gibi üst ve yetkili yargı
organlarının bazı kişisel hak talebi, hak kaybı şikayetleri, açılmış davalar ve benzeri durumlar için sonuçta ilgili dava konusuna bağlı olarak verdikleri özel yorumlu kararlardır. Kişi yada konuya has olarak, yasa hükümleri dışında verilen bu kararlar daha sonra birleştirilerek yasa hükmünde yazılıma alınır; yaptırımı vardır ve örnek (emsal) teşkil eder; ilerde de yasalaşabilir.
PLANKOTE: İnşaat mahallinde yapılacak olan hafriyatın yapımında yardımcı olacak röper noktalarının ve kotlarının bulunduğu kuşbakışı ölçekli planlardır.
PROJEKSİYON, PREVİZYON: İleriye ve izleyen senelere yönelik olarak yapılacak sayı, nüfus, miktar, parasal gelişmeler, niceliksel değişiklikleri tahmin ve belirlemede geride kalan veri, rakam, istatistik ve sayısal değerleri kullanarak; istatistik yöntemlerin (regresyon, kolerasyon, eğri uydurma vb.) bilimsel olarak kullanılmasına denir.
PURSANTAJ USULÜ HAKEDİŞ: Yüklenimlerin bir bölümünde, sözleşmesinde belirtildiği üzere, işi yapan yükleniciye, her ay yapmış olduğu imalat, ihzarat ve taşımalarla ilgili olarak, hak edişlerde ödenecek olan alacaklarının, toplam iş tutarının (bedelinin) yüzdesi (pursantajı) çıkartılarak, global biçimde ve basit yöntemle ödenmesi biçimidir.
RAYİÇ: İşçilik, makine ve hammadde (malzeme) birim değerlerini veren bedellerdir. Bu değerler kârsız değerlerdir.
RÖLÖVE: Bir imâlatı, bir büyüklük veya şekli, mevcut durumuyla kaybolup bozulmadan, azalmadan hemen ölçü, çizim ve kayıt altına almak ve tespit etmektir. Bu yazılım ve çizimler kroki biçiminde, tablolarla belirli kayıt defterlerine, isim, unvan, tarih belirterek ve imzalayarak yazılır. Rölöve defterinde genellikle ataşman defterindeki hususların ilkel şekil ve tespitleri ile ön kayıtları yer alır.
RÖPER: İnşaat mahallinde yapılan nivelman ölçümlerine ve aplikasyonda kullanılacak olan yönlerin, kot noktalarının arazi üzerindeki yerini belirleyen betondan yapılmış ve ortasında bir demir çubuk bulunan toprak içerindeki parçalardır. Kazı alanı dışında bulunurlar ve üzerlerine kot ölçümleri yazılır.
RÖTRET (TOPRAK) KOTU: Yapının oturduğu yerdeki siyah kot olarak tanımlanan gerçek arazi kotunu ifade etmekte olup, yapının genel olrak bodrum ve temelinin yer aldığı zemin kotu altındaki kottur.
SİRKÜLER: Bir kurumun uyguladığı sistem, yöntem, idari prensipler ve kuralları gösteren resmi tebliğler ya da gerçekliği ispatlanacak (genellikle noter onaylı) resmî evrak, belge, imza, mühür vb. yazılara denir.
SÖZLEŞME (MUKAVELE, PROTOKOL, KONTRAT): İdare ile yüklenici arasında yapılan yazılı anlaşmadır.
SUBASMAN KOTU: Yapının temel ve bodrum dahil zemin yada giriş katı döşeme kaplaması üst yüzeyine kadar olan, genellikle inşaat işinden sonra toprak altında kalıp kapanacak ve gözlenemeyecek olan kısımlarının en üst seviyesidir.
SÜKNA HAKKI: Başkasına ait bir evde yada evin bir kısmında oturma hakkıdır. Kişiye bağlı bir hak olduğundan başkasına devredilemez, mirasçıya geçemez; ancak kullanımı başkasına bırakılabilir. Kiralama işlerinden farklı bir anlamı olan sükna hakkına göre, bu hakkı kazanan kişinin hayatı süresince mesken gereksinimi karşılanmış olmaktadır; ancak bu hakkın tapu siciline tescil edilmiş olması gerekir.
SÜRVEYAN: İnşaat imalatları yapım esnasında idare adına; yapılan imalatların ve ihzaratların (beton,demir döşenmesi, kum, çakıl çimento, kalıp alınması, vb.) güvenlik ve çalışma düzeninin şartnamelere uygun olarak yapılıp yapılmadığını kontrol eden en alt düzeydeki teknik örgüt elemanına denir.
ŞANTİYE ŞEFİ: Kişi yada kuruluşlar adına işi teknik yönden yaptıran kişidir.
ŞANTİYE: Bir yapıyı en düşük maliyet ve ekonomik olarak oluşturmak üzere o yapıya ait makine, malzeme ve insan gücü arasındaki optimum dengenin sağlanması amacıyla proje ünitelerinin inşa edileceği yerlere denir.
ŞARTNAME: Yapılacak işlerin genel, özel, teknik ve idari esas ve usullerini gösteren belge yada belgelerdir (İ. Y. Mad. 7).
TAHLİYE: Fuzulî şâgil’in, ecrimisil oluşturan malları terketmesi veya ecrimisil oluşturan işlerin meydana geldiği alanlardan ayrılması yada boşaltmasına denir.
TASFİYE: Feshedilen işlerin, taraflar arasında hukuken bir eksik, noksan yada kusur (pürüz)
bırakmayacak biçimde, anlaşma yoluyla sonuçlandırılmasına yönelik alacak-verecek hesabının çıkartılmasıdır. Bu işlemler genel olarak devletin resmi makamları ve uzman kurullarınca gerçekleştirilir.
TAŞERON: Yüklenicinin nam ve hesabına ve onun izniyle işi yapan, yürüten küçük yüklenicilerdir.
TAŞIMA UZAKLIĞI: Bir malzemenin çıkarıldığı ocaktan iş yerine kadar olan uzaklıktır. Bu uzaklığa ve taşımanın verildiği yolun durumuna göre taşıma ücreti değişir.
TEBLİĞ: Resmî bildirim yazısı. Kurum yada kuruluşların uygulayıcılar, özel veya tüzel kişilere, diğer kurumlara bildirmek, bilgi vermek, yayımlamak veya cevap istemek üzere gönderdikleri üst yönetim yazısı. (Bayındırlık ve İskân Bakanlığı personel alımı ve inşaat kontrol uygulamalarıyla ilgili tebliğleri vb. )
TECHİZAT (DONATI=DONANIM): Bir bütünü oluşturmak, kurmak yada tamamlamak üzere gerekli olan ve ona bağlı her türlü asıl yada yardımcı araç, gereç, parça, makine ve unsurlardır.
TEKLİF ANALİZ: İsteklilerce uygulama yılları içerisinde yada ihaleye başlangıç proje yılında, her bir iş kalemi için ve rayiçlerinden hazırlanan imalat (veya hizmet) fiyat analizi çalışma ve belgeleridir.
TEKLİF BİRİM FİYAT: Her yıl, değişen teklif rayiçlerden alınan malzeme, makine veya işçilik bedellerine kâr, yatay-düşey taşıma ve üretim genel giderlerini de katarak elde ettiği yeni teklif imâlat veya hizmet fiyatıdır.
TEKLİF MEKTUBU: Bir ihaleli iş için başvuruda bulunan istekli(ler)nin ilgili ihale komisyonuna vermek durumunda oldukları, işi ne kadar bir bedelle yada yüzde kaç indirimle yapacaklarına dair, matbu, kısa ve öz mektuplardır.
TEKLİF RAYİÇ: Teklif mektuplarıyla ihalelere istekli olarak katılan yüklenici adaylarının ilgili iş için her bir imalat kalemine rayiç fiyat olarak verdikleri (işçilik, malzeme ve makine) tekliflere denir.
TEMİNAT (GÜVENCE): İşi üstlenen yüklenicinin, işi sözleşme ve eklerine uygun olarak yapacağına ve işin yapılmasından vazgeçmeyeceğine dair alınan kıymetlerdir (İ.Y.Mad. 26).
TEMİNAT MEKTUBU: Yüklenicinin, işi sözleşme ve eklerine uygun olarak yapmasını sağlama bağlamak için alınabilecek kıymetlerden birisidir. Teminat mektubu, Maliye ve Gümrük Bakanlığı’nca belirtilecek bankalarca verilir ve bankaların daha önce verdiği miktara, ödenmiş sermayelerine bağlıdır (İ. Y. Mad.27).
TEMİNAT SÜRESİ: Geçici ve kesin kabuller arasındaki süredir (B.İ.G.Ş. Mad. 42).
TEMLİK: Bir taşınır yada taşınmaz mal, eşya veya unsurun yada kullanım hakkının bir başka kullanıcı veya hak sahibine, belirli koşul ve hükümlerle devredilerek terk edilmesi işlemidir. Genellikle devirden önceki koşullar devirden sonra da geçerli sayılmaktadır.
TENZİLAT (İNDİRİM): yükleniciler arasında seçim yapma olanağını idareye vermek üzere, istekliler arasından 1. Keşif üzerinden önerilen indirim veya artırım yüzdeleridir.
TESCİL (SİCİL KAYDI): Mülkiyetin, uygulama, alım - satım, imalat, ihzarat, araç -gereç ve diğer önemli işlem ve hakların resmî yazım ve evraklarla kayda geçirilmesi, onaylanması işlemidir.
TESİSAT (KURMA): Bir işi yada işletmeyi bütünüyle hizmete açabilmek için, tamamlayıcı nitelikteki ve kullanıma yönelik unsurlarını (su, havalandırma, aydınlatma, ısıtma, ulaşım vb.) inşaat imâlatlarına monte etme, ekleme veya kurma işlemidir.
TESVİYE: Bir düzensizliğin, topoğrafik engebelerin düzeltilerek yüzey oluşturulması işlemidir. Bu işlemde fazla yada yüksek olan kısımlar kesilerek boşluk yada çukurluk alanlara dolgu yapılır (yol üst yapı tesviyesi, toprak tesviye kazısı vb.).
TEVHİD: İfraz uygulamasının tam tersine, taşınmazın daha iyi, verimli ve yasal açıdan sağlam kullanımını temin etmek üzere söz konusu yasa ve kişiler çerçevesinde yapılan birleştirme yada bloklama işlemidir.
TUTANAK: Bir imâlat, bir olay, bir sonuç yada uygulamayı yerinde hemen tespit ederek gerekli kayıtları yapmaya verilen isimdir. Genel olarak yazılı yapılan tutanaklara, resim, şekil, tablo, grafik ve çizimler eklemek de mümkündür. Geçici yazılımlar sayılmakla birlikte taraflarca veya hazirun tarafından imzalandığında mahkemeye esas teşkil edecek belge niteliği kazanabilir; resmî evrak sayılabilir. (İhzarat tespit tutanağı, demir teslim tutanağı gibi.)
TÜZEL KİŞİ: Belirli bir amacın gerçekleşmesi için, bağımsız bir özerk kişiliği, ismi ve ikâmetgâhı olan, sicil haklarından yararlanabilen ve onu kullanabilen, belirli yetki ve olanaklara sahip; maddî varlıları olmayan kişi yada kuruluşlardır. Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri olarak ikiye ayrılırlar.
TÜZÜK (NİZAMNAME): Herhangi bir kurum yada kuruluşun çalışmalarını ve yönetimini düzenleyen, ilgili hükümleri ancak o kuruluşun genel kurulunca değiştirilebilen maddeleri basılı yayınlara denir.
 UYGUN BEDEL: Artırmalarda, tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere teklif edilen bedeli geçmemek üzere, teklif edilen bedellerin tercihe lâyık görüleni, bedel tahmini yapılmayan ihalelerde ise teklif edilen bedellerin uygun görülenine denir (İ. Y. Mad.29).
VAZİYET PLANI: İnşaat mahallinde var olan tüm öğelerin (Bina yeri, telefon direği, yol, yön durumu, ağaç, su ve elektrik hatları vs.) gösterildiği ölçekli planlardır.
VEKALETNAME: Kişiler yada kurumlar adına genel yada özel bir uygulama veya hak tesisi için alınmış, noter onaylı, kimlik gösteren, temsil veya uygulama yetki belgelerine denir.
YAKLAŞIK YAPI MALİYETİ (YYM): Bir inşaat işinin brüt keşif bedelini ortaya çıkarmaya ve global maliyetini ortaya koymaya yönelik bir çalışma olup dıştan dışa brüt yapı izdüşüm alanıyla resmî ve güncel birim m2 maliyet bedeli çarpılarak elde edilen parasal rakamdır.(TL).
YEDDEMİN (YEDÎ EMİN): Bir işin, kıymetin yada varlığın ortada kalması, zarara uğraması ve buna benzer nedenlerle kamu yararının tehlikeye düşmesini önlemek amacıyla yine bu konu uzmanı ve güvenilir kişi ve kişilere (bazı durumlarda kuruluşa) teslim edilmesi işidir. İleride yediemin, teslim aldığı
iş veya değeri aynı şekilde, eksiksiz, noksansız ve ziyansız teslim etmek sorumluluğundadır.
YETERLİLİK BELGESİ: İşi üstlenmek isteyen yüklenicilerde aranan bir belgedir. Bu belgede, yüklenicinin teknik gücü, mali durumu, ekipman durumu, daha önce yaptığı ve halen yapmakta olduğu işlerin dökümü bulunur.
YÖNETMELİK: Bir kuruluşun çalışmalarında uymak üzere ortaya çıkardığı ve uyulacak ilkeleri kapsayan basılı yayınlara, talimatnamelere denir.
YÜKLENİCİ (MÜTEAHHİT) KARNESİ: Yüklenicinin daha önce yapmış olduğu işlerin parasal toplamı veya cinslerini gösteren belgedir. Bu belgeye dayanılarak daha sonra hangi işleri yapabileceği tespit edilir.
YÜKLENİCİ (MÜTEAHHİT): İşi, para karşılığında, kâr amacıyla başkasının adına yapan kişidir.
YÜKLENİCİ KÂR VEYA ZARARI: İkinci keşiften, tenzilatın (indirimin), işçilik, malzeme ve diğer giderlerin düşürülmesi sonucu elde edilen rakamdır. Diğer bir deyişle, ihale bedelinden işçilik, malzeme ve diğer genel giderlerin düşürülmesi sonucu elde edilen rakam yüklenicinin kâr veya zararıdır.
ZABIT: Tespit etmek anlamına gelen bu sözcük de çoğu kere “tutanak” yerine kullanılır. Ölçü, tartı, tespit, vukuat kaydı, çizim, hesaplama ve görsel belirlemeleri yazmak için herhangi bir kağıt (veya matbu form) üzerine serbest el yazısıyla yapılan yazılımlara zabıt denmektedir. (Dökme ve kütle eşya Tespit zaptı vb.)

İHALE YASASI, GENEL VE TEKNİK ŞARTNAMELER İLE DİĞER
YAZILI BELGELERDE KULLANILAN TANIMLAR / AÇIKLAMALAR

AMBAR: Yapılacak olan işin büyüklüğüne ve yapının cinsine göre kapalı yada açık olarak raflı yada rafsız yapılan ve malzemelerin (çimento, demir, kereste, vs.) konulduğu yerlere denir.
ANTREPO: Malzemelerin büyük kütleler halinde uzun sürelerle yüklenmek yada sevk edilmek üzere bekletildiği yerlere denir.
ATİKA DUVAR: Eğik yüzeyli her türlü çatı örtüsü ve örtü altı ahşap kaplamaları üzerine, çeşitli nedenlerle devam eden (yangın duvarı, parapet duvar, ayırıcı duvar, montaj ve ankraj duvarları, gizli çatı yan duvarları vb.) her türlü yalıtım ve çinko işçiliği isteyen, üst yüzüne harpuşta yapılması gereken duvarlara denir.
BAĞDADÎ SIVA: Mevcut veya yeniden yapılmış ağaç veya madeni taşıyıcı konstrüksiyonlar üzerine 20*20 mm veya 25*15 mm en kesitli çıtalar çakılıp, bu çıtalı kısımlara yapılan sıvalara denir. Bu tür sıvalar eski Selçuklu dönemi kârgir inşaat duvar harcı ve sıvası olarak bilinirler. Bu harca kil, su, kum, kireç, ot, çöp, saman, tuğla kırıntıları, ve belirli oranlarda yumurta akı katılarak yapılan bir sıvadır.
BLOKFİLLER: Sıva pütürlerini doldurup alçı sıva ayarında bir yüzey hazırlamak için kullanılan yüzey kaplama malzemelerine denir.
BRÜT BETON İŞLERİ: Sonradan üzeri sıvanmayacak ve olduğu gibi bırakılacak, yüzeyi çok düzgün ve şekilli olması istenilen, boya malzemelerle boyanabilen, vibrasyonu iyi yapılmış, genellikle çelik ya da fiber kalıp içerisine dökülmüş olan betonlara denir.
DENİZLİK, PARAPET, LİMONLUK, KÜPEŞTE, DUVAR HARPUŞTASI V.B. İMALATLAR: Mozaik kaplanacak yüzey iyice temizlendikten sonra mevcut sıvadan 5 cm taşımak, öngörülmüş kalınlığı 5 cm arkaya doğru kalınlık % 10 eğimle artmak suretiyle mozaik dökmek veya aynı şekilde tesviye betonu yapıldıktan sonra üzeri detay resimlerine göre mozaik harcı ile kaplanması işlerine denir.
DEPO: Yapım esnasında imalatı daha geç başlanacak olan malzemelerin (sıhhî tesisat, kalorifer tesisatı, hazır sıva, kapı, pencere doğramaları vs.) saklandığı kapalı yada açık yerlere denir.
EDELPUTZ SIVA: Homojen renkte ve büyüklükte elenmiş özel çakıl (Edelputz Çakılı) ve en az söndükten sonra bir ay dinlendirilmiş beyaz kireç (mermer) hamuru ve renkli çimento (edelputz çakılı ile aynı renkli) kullanılarak hazırlanan dekoratif amaçlı sıvalara denir.
EMPRENYE İŞLEMİ: Ahşap malzemelerin bünyesinde oluşabilecek çürüme ve böcek tahribatı ile yanma, deformasyon ve benzerlerini önlemek amacıyla belirli standartlara göre çeşitli kimyasal maddelerin fiziksel olarak uygulanmasına denir.
GEÇME, PROFİL ÇELİK, TELESKOPİK YAPI İSKELESİ: Betonarme, beton ve diğer kalıp malzemeleri taşıyacak olan veya dış sıva, iç sıva, tavan sıvası gibi işlerde iş iskelesi olarak kullanılacak iskelelerin çeşitli boy ve ebatlardaki profil çelik malzeme ve fitingler kullanılarak yapılmış iskelelere denir.
GLAZOL: Sıva yüzeylerinin geçirimsizlik özelliğini, darbe, sürtünmeye dayanıklı ve temizlenmeye müsait bir yüzey haline getirilmesini sağlayan kimyasal yüzey kaplama malzemelerine denir.
İNŞAAT BLOK CAMLARI (LÜKSFER): Açıklığa göre hesap edilmiş profil demirleri ile Lüksfer (Plak) ebadında hazırlanmış çerçeveler içerisine çimento ve kum ile yapılmış bir harçla yada asfalt ile döşeme kaplaması olarak yada duvarlarda ışık geçirmek/geçirmemek amacıyla yekpare kaplama malzemesi olarak kullanılan camlardır. Genelde bina dış cephe kaplamalarında kullanılırlar.
KARO FAYANS: Kil, kaolin, kuvars, feldspar, kalker gibi seramik hammaddelerinin muhtelif
oranlardaki karışımının özel kalıplarda preslenerek şekillendirilmesinden sonra 900 ºC’den yüksek
sıcaklıklarda pişirilmesiyle elde edilen, bir yüzü sırlanmış, diğer yüzü oluklu, tırtırlı ve gözenekli,
kalınlığı 4-6 mm olan seramik plaklardır. Yatay ve düşey kaplama malzemesi olarak kullanılırlar.
KARO MOZAYİK-KAROSİMAN: Taşların tabiî veya sunî olarak parçalanması ile meydana gelen agregaya; istenildiğinde madeni boyutlarla katılmak suretiyle bir veya iki tabaka halinde normal veya beyaz çimento harcı ile imal edilen plaklardır. Yatay döşeme kaplama malzemesi olarak kullanılır.
MALA PERDAHLI VEYA MASTARLI YÜZEY YAPILMASI: Beton, betonarme, tesviye betonu döküldükten sonra yada serildikten sonra, prizlerini almadan önce m2 ye 2.5 kg çimento serpilerek mala veya mastar ile yüzeyin düzeltilerek şap görünüşü elde edildiği işlere denir.
METAL DEPLUVAYE (RABİTZ): Mevcut veya yeniden yapılmış ağaç veya madeni taşıyıcı konstrüksiyonlar üzerine yapılacak olan sıvanın tutmasını sağlayan metal levhalara verilen addır.
METAL PRİMER: Demir oksit ve çinko kromatla hazırlanan ve metal yüzeylerin korozyon direncini artırıcı yüzey kaplama malzemelerine denir.
NİRENGİ: Ülke çapında kot, semt açısı, denizden yükseklik, mesafe ve röperlemeleri yapılmış ve bağlanmış, belirli topoğrafik ve kartografik tepe ve üst noktalara (tepe üstü, bölge üst noktaları, bağlantı zirveleri vs.) denir.
OPAL, ARNOVA, STRİYE, KRİSTAL, FLÜORİT VE ARME CAMLAR: Bileşimlerinde sodakireç ve silis ihtiva eden ve harmanına bazı metal veya metal oksit katılarak renklendirilen, renkli veya yarı saydam camlardır. Opal, arnova, striye camlar yarı saydam camlardan; kristal, flüorit ve arme camlar ise özel yapımlı ve özel amaçlar için kullanılan camlar olarak sınıflandırılırlar.
PALLADİYEN PLAK İMALÂT: Üst katı teşkil eden beton içerisine doğal taş veya mermer parçalarının el ile dizilerek yerleştirilmeleri suretiyle elde edilen plaklar olup 30*30*4 cm olmak üzere bir veya iki tabaka halinde yapılırlar.
PERE İMÂLAT: Belirli, eşit kalınlıkta, düzgün geometride kesilmiş taşların dere, şev ve eğimli yan yüzeylerine kaplanarak kullanılması işlerine denir. Bu taşların en küçük kenar boyutu 15 cm ve ağırlıkları da 25 kg’dan az olmamalıdır.
PVC (Polivinyl Klorür), PVA (Polivinyl Alümin) PLASTİK ESASLI YÜZEY KAPLAMALARI: PVC veya PVA esaslı plastik yer döşeme kaplamaları termoplastik bağlayıcı vinil klorür veya kopolimeri ile değişik dolgu maddeleri ve pigmentlerden imal edilen, düzgün yüzeyli, kare , dikdörtgen veya çokgen levha şeklinde, genellikle döşemelerde kullanılan kaplama malzemeleridir.
RÖLİEF: Yüzey ondülasyonları ve kabarıklıkları. Desen oluşturan girinti ve çıkıntılar olarak tanımlanabilir (Ör: röliefli gre-seramik fayans vb.)

ŞÖVALE (SIPA) İSKELE: Tavan sıvası ve benzer işler için kullanılan ters V ayaklı bir yardımcı iş iskelesidir. İki tanesi üzerine kalaslar konularak kullanılırlar. Yükseklikleri 0.80-1.50 m arasında değişir.

SULARIN DERLENMESİ (KAPTE EDİLMESİ)


SULARIN DERLENMESİ (KAPTE EDİLMESİ)

Su  alma  yapılarına  genel  olarak  kaptaj denir.  İçme  suyu  tesislerinin  yapımında  en  büyük hatalar kaptajların inşası  sırasında yapılmaktadır. Bu nedenle konuya etüt ve proje sırasında gerekli önem verilmelidir.

Yüzeysel Suların Toplanması:
Memba ve yeraltı sularının mevcut olmadığı veya isalelerin ekonomik bulunmadığı hallerde göl ve nehirlerden içme suyu temin edilir. Akarsu veya göllerin yakınında bulunan beldeler eğer akarsuyun debisi veya göl ve rezervuarın kapasitesi senenin bütün mevsimlerinde gerekli miktarda suyu çekmeye kafi ise ihtiyaçlarını bu kaynaklardan sürekli olarak temin edebilirler. Eğer en kurak ayda akarsudan alınacak debi akarsuyun bu aydaki debisinden küçük fakat ona yakın ise akarsu üzerinde  bir eşik yaparak  suları bir miktar  kabartmak gerekir.  Bu suretle suların derivasyon galerisine kolaylıkla girmesi sağlanır.  Eğer en kurak ayda akarsudan alınacak debi akarsuyun bu esnadaki debisinden çok fazla ise bu takdirde bir baraj yaparak bunun arkasında suni bir göl projelendirilmekten başka bir çare yoktur. 

Nehirlerden Su Alınması
Bir akarsuyun ya kenarından ya yatağından veya yatağın altından su alınabilir.  Kenardan  (şevden)  su alma  için önce akarsuya  dik  olarak  bir  galeri inşa  edilir.  Menfez tabanının  nehirdeki su seviyesinden daha aşağıda bulunmasına dikkat edilir ve kanalın sonunda bir su  alma kuyusu veya toplama odası inşa edilir. Herhangi bir  akarsuyun ortasından  akan sular kenarlara nazaran daha temizdir. Bu  nedenle nehrin  ortasından  ve  tabandan  1m  yukarıdan  su  alınması  tercih  edilir.  Bu  amaçla  suyun alınacağı yer tespit edilir. Buradan sahile kadar boru döşenir. Bu boru bir isale galerisi veya su alma kuyusunda son  bulur. Nehirdeki su alma ağzının etrafı kafes şeklinde bir iskele ile korunur. Bir akarsuda alçak su  seviyesi tabana çok yaklaşırsa   su alma kuyusuna yeterli miktarda ve basınçta su almaya imkan yoktur. Zira su alma borularında suyun en az 60cm`lik bir basınç altında  akması istenir. Öncelikle  akarsuyun tabanı  taranır  ve buraya delikli font  bir sandık konur. Bunun etrafı kum-çakıl filtresiyle doldurulur.

Nehirlerden Su Alma Yapısının Kısımları
1- Çan şeklinde veya silindirik bir su alma ağzı ( süzgeç veya krepin )
2- Krepini koruyacak ve onu destekleyecek tertibat
3- Su alma borusu veya kanalı 
4- Sürgülü kapak veya vana
5- Su alma kuyusu 
6- Kuyu içinde gerekli ise emme borusu ve dip klape
7- Terfi ile isale halinde pompa tesisi

Göl Ve Haznelerden Su Alma
Göllerden  su  alınırken  kirletici  kaynakların  hâkim rüzgâr yönünün  yüzey  ve  yüzey  altı  akımları ile  gemilerin  seyir  çizgilerinin  göz  önünde  tutulması  gerekir.  Sahil  sularının  alınmasından sakınılmalı  ve kirletici kaynakları  hesaba  katılmalıdır.  Su  alma yapısı  şehrin  memba tarafında yer almalıdır.  Su  alma  yapısı rüzgârın esme yönüne  göre meydana  gelecek akıntılara  bağlı olarak  çeşitli  derinliklerden  su  alınmaya  çalışılmalıdır.  Örneğin  rüzgâr sahilden  uzaklaşacak  yönde estiğinde temiz taban suları alınabilmelidir. Tersine rüzgâr sahile doğru esip yüzeydeki temiz suları,  su alma  yapısına  sürüklediği  zamanda  yüzeydeki  su  alma  yapılarının  açılarak  bu suların alınması gereklidir.  

Yüzey ve Taban Sularının Özellikleri
Nehir ve göllerde  yüzey sularından  uzak durulmalıdır. Bu  sular hem sıcak  hem de yüzücü maddeler içerir.  Serin  göl  sularını  almak  için termoklin  tabakası  göz  önünde  tutulmalıdır.  Termoklin su sıcaklığının birden bire azalarak +4 °C civarına indiği  bir tabakadır. Su +4 °C de en  yoğun durumdadır.  Termoklin  ve  altındaki tabakada  su  hareketleri  en az durumundadır. Bu nedenle termoklin  tabakasının  altından  su alınması gereklidir.

Yeraltı Sularının Toplanması  
Bir akarsuyun drenaj havzası veya yağış alanı olduğu gibi bir yeraltı suyu haznesinin de buna benzer bir drenaj alanı mevcuttur. Yeraltı suyunun drenaj alanı, yeraltı su yüzüne ait su ayırım çizgilerinin kapattığı  alanı teşkil eder. Genellikle yeryüzüne ait su ayırım çizgisi,  yeraltı su yüzeyine ait su ayırım çizgisi ile üst üste düşmez. Yeraltı sularının zemin yüzüne çıkması ile menbalar  (pınarlar)  meydana  gelir.  Buna  göre  menbaları  şu  şekilde  sınıflandırmak mümkündür.
Prof. Dr. Mehmet ARDIÇLIOĞLU  Sayfa 16
1- Tabaka Membaları 
2- Dolu Savak Membalar
3- Basınçlı (Artezyen) Membalar 
4- Karstik Membalar ve Tali Membalar

Membaların Verimleri
Membaların emniyetli verimlerini ortaya çıkarabilmek için en aşağı bir sene boyunca 8 ila 14 günde bir  memba debisi ölçülmelidir. Bilhassa şiddetli  yağışlardan ve karların erimesinden sonra ve uzun süren kurak devreleri takiben membaların debileri ölçülmelidir. Eğer uzun süreölçüm yapılamıyorsa mevcut  ve  benzeri  kaynaklarla  kıyaslama  yapılır.  Minimum  ve maksimum debilerde bakteriyolojik incelemeler uzun süre yapılmalıdır.


Prof. Dr. Mehmet ARDIÇLIOĞLU / Su Getirme Ders Notları

KUYULAR


KUYULAR
Bir su kuyusu en basit haliyle yeraltı sularını yer yüzüne çıkarmak için zemin içerisinde düşey doğrultuda açılan boşluk olarak tarif edilebilir. Bazen de kuyular yeraltı araştırmaları için, suni olarak yer altı suyunu beslemek için veya kullanılmış suları uzaklaştırmak için açılabilir. Kuyu tipleri çok çeşitlidir. Kuyular genel olarak:
1. Deney kuyuları
2. Basit ve hazneli kuyular
3. Derin ve borulu kuyular olmak üzere üçe ayrılır.
Su kuyular elle kazmak, burguyla delmek veya çakmak suretiyle; derin kuyular ise döner veya darbeli sondaj metotları ile açılır. Kuyular açıldıktan sonra çeşitli malzemelerle kaplanarak kirlenmeye karşı korunur (Karpuzcu, 2005).

Deney Kuyuları
Bir kuyu inşa etmeden önce açılan kuyulardır. Deney kuyuları, yeraltı suyunun derinliğini, suyun kalitesini, akiferin fiziksel özelliklerini ve kalınlığını tayin etmek için açılır. Deney kuyularından iyi sonuç alınırsa, bu kuyular geliştirilerek normal kuyu haline dönüştürülür, aksi takdirde vazgeçilir (Karpuzcu, 2005).

Basit ve Hazneli Kuyular
Yeraltı suyunun fazla derinde olmadığı zeminlerde el aletleri veya kazı makineleri ile 1-10 m çapında ve 20 m derinliğe kadar açılan kuyulara Basit veya Hazneli Kuyular adı verilir. Hazneli kuyuların çapları çok nadir olarak 3 m’ yi geçer. Minimum kuyu çapı kuyuyu açacak insanın rahat çalışabileceği kadar büyük olmalıdır (1m). Çapları 2 m’ den daha küçük olan kuyular hazır beton halkalardan ina edilebilir (Karpuzcu, 2005).
Hazneli kuyuların borulu kuyulara nazaran bazı avantajları ve dezavantajları vardır.
Avantajları :
1. Sığ yeraltı yataklarından daha bol su temin edebilir. (Uygun inşa edilen kuyuların verimi 2500 – 7500 m 3 /gün)
2. Basit metotlarla açılabilir.
3. Yeteri kadar derin açılırsa fazla su depolanabilir (Karpuzcu, 2005).
Dezavantajları:
1. Büyük çaplı ise rüzgardan sürüklenen ve dışarıdan gelen maddelerle kirlilik tehlikesi fazladır.
2. Yeraltı suyu çok derin de ise bu tip kuyulardan su temini zordur (Karpuzcu, 2005).
Hazneli kuyular su alma şekillerine göre üç grupta incelenebilir:
Sadece tabandan su alan hazneli kuyular: Bu tip kuyular küçük grupların su ihtiyacı için kullanılır ve kuyunun geçirimsiz tabakaya kadar indirilmesi gerekmez.
Hem tabandan hem de yanlardan su alan kuyular: Yan cidarlarda boşluklar bırakılır ve bu boşluklardan suyun kuyuya girmesi sağlanır.Bu durumda kuyu birinciye nazaran daha derindir.
Sadece yanlardan su alan hazneli kuyular: Bu durumda kuyu geçirimsiz zemine kadar inmektedir.

Borulu Kuyular
Borulu kuyular birbirine ekli boru parçalarını zemin içine indirmek suretiyle teşkil edilir. Bu kuyulara su yeraltı su seviyesinin altında kalan boru parçaları üzerinde açılmış deliklerden girer.

inşa edilmeleri kolaydır. Çapları küçüktür ve kirlenme tehlikesi çok azdır. Her türlü yeraltı suyu tabakasından su temin edilebilir. Derin tabakalardan su alınabildiğinden, debileri mevsimlere göre fazla değişmez. Borulu kuyular genel olarak:
1. Sığ borulu kuyular
2. Derin borulu kuyular olmak üzere iki grupta incelenir.
Sığ kuyularında inşa metotlarına göre
1. Çakma kuyular,
2. Burgu ile açılan kuyular,
3. Enjeksiyon metodu ile (su püskürtülerek) açılan kuyular, olmak üzere üç tipi vardır (Karpuzcu, 2005).
Borulu kuyular, yeraltı su tabakasının
- basınçsız (serbest nap)
- basınçlı (sıkışık nap) olması durumuna göre iki şekilde hesaplanmaktadır. NAP (akifer) : Su taşıyan yeraltı tabakasıdır (Türkdoğan ve Yetilmezsoy, 2004).
Serbest yüzeyli ve basınçlı kuyuların hesabında temel debiler, “Dupuit debisi” ve “Müsaade edilen debi” değerleridir.
Dupuit debisi: Kuyunun açıldığı zeminin teorik olarak verebileceği debi değeridir.
Müsaade edilen debi: Zemini sürüklemeden ulaşılabilecek maksimum su hızı ile kuyudan alınacak maksimum debi değeridir.
Optimum debi: Dupuit ve müsaade edilen debinin birbirine eşit olduu debiye optimum debi denir. Bu eşitliği sağlayan seviye alçalmasına da “optimum seviye alçalması” adı verilir.
Borulu kuyular için, optimum debi ve optimum seviye alçalması değerleri, tatonman (deneme- yanılma) ve grafik metot ile hesaplanır (Türkdoğan ve Yetilmezsoy, 2004).



Dr. N. Gedik / IV. BÖLÜM SULARIN DERLENMESi (KAPTAJ)

11 Mart 2019 Pazartesi

AHŞAP ÇATILAR VE AHŞAP ÇATI ELEMANLARI

Ahşap malzemelerden imal edilen bu çatıların elemanları birbirlerine geçme, çivi ve blonlarla bağlanırlar. "Oturtma" ve "Asma" Ahşap çatı olmak üzere iki şekilde imal edilmektedirler.

 Ahşap Çatı Elemanları: 
1.) Bırakma Kirişleri 
2.) Yastık Kirişleri 
3.) Dikmeler 
4.) Aşıklar 
5.) Göğüslemeler 
6.) Payandalar 
7.) Yanlamalar 
8.) Kuşaklar 
9.) Rüzgar Kirişleri 
10.) Mertekler 
11.) Yardımcı Parçalar 
12.) Örtü Altı Kaplaması 
13.) Çatı Örtüsü

(1). Bırakma Kirişleri: Asma çatılarda makasların açılmaya karşı zorlanmalarını önleyen elemanlardır. Betonarme döşeme üzerine oturan bırakma kirişleri, oturtma çatılarda da duvar, kiriş ya da mesnetler üzerine oturur ve ayni ismi alırlar. Kesitleri çoğunlukla 8x14, 8x16, 10x16 ve 14x20 cm. alınır; tek ya da çift parça yapılırlar.

(2). Yastık Kirişleri: Çatı makaslarından bırakma kirişlerine gelen yükler yastık kirişlerine, oradan da kiriş veya döşemeye aktarılır. Duvar, kiriş veya döşemeye geniş yüzeyleriyle oturan yastık kirişleri 5x10, 8x16 ve 10x20 cm. kesitlerinde olurlar ve blonlar ya da bağlantı demirleriyle bağlanırlar. 

(3). Dikmeler: Aşıklardan aldıkları yükleri duvar, kiriş veya döşemeye aktaran düşey ve genelde kare kesitli (8x8, 10x10, 12x12 cm.) elemanlardır

(4). Aşıklar: Merteklerin yükünü taşıyan yatay elemanlar (kirişler) olup; saçak üzerine oturan "Damlalık Aşığı", saçakla mahya arasına oturan "Orta Aşık" ve mahyada "Mahya Aşığı" isimlerini alırlar. Aşıklar yüklerini yerine göre dikmelere, askılara, duvar ya da kirişlere veya döşemelere verirler. 10x14, 12x16, 14x18 cm. kesitlerinde olur ve 2.00 - 2.50 m. aralıklarla yerleştirilirler

(5). Göğüslemeler: Dikmelerden aşıklara doğru 45 açıyla çakılan desteklerdir. Çatıdaki boyuna yönde hareketleri önler ve dikmeler arasındaki açıklığı azaltırlar. Genelde 8x8, 8x10, 5x10 ve 6x12 cm. kesitlerinde imal edilirler. 

(6). Payandalar: Asma çatılarda dikmelerden gelen yükleri alıp bırakma kirişlerindeki düğüm noktalarına ileten eğimli çubuklardır ve kesitleri 8x14 ile 10x18 cm. arasında değişir. 

(7). Yanlamalar: Asma çatılarda aşıklardan dikmelere gelen yükleri alıp duvarlara ileten ve payandalara benzeyen (ayni kesitlerde) çubuklardır. 

(8). Kuşaklar: Ayni çatı makası üzerindeki dikmeler, aşıklar, yanlama ve mertekleri her iki yüzeyden birbirlerine bağlayan elemanlardır. Bağlandıkları parçalara "kertme" ile geçer birleşim noktalarını kuvvetlendirirler 5x10, 5x20 cm. en kesitinde olurlar. 

(9). Rüzgar Kirişleri: Çatı makaslarının, rüzgar ve diğer yatay yükler altında devrilme ve deformasyonlarını önlemek üzere çatının her iki başındaki ilk iki ve son iki makas arasına çaprazlama olarak çakılan kirişlerdir. Küçük çatılarda mertek altlarına çakılan "Bağlantı Kirişleri" de ayni görevi görürler. 5x10 veya 10x10 cm. kesitinde yapılırlar. 

(10). Mertekler: Aşıklar üzerine oturan ve örtü altı kaplamasına gelen yükleri alan eğik elemanlardır. Kesitleri,1ş 5x8, 5x10, 6x10 ve 6x12 cm. olup 40 - 60 cm. aralıklarla yerleştirilirler. 

(11).Yardımcı Parçalar: Çatı elemanlarının birbirleriyle bağlantılarını sağlamak için kullanılan bağ ve askı demirleri, blonlar, çatı eğimini azaltmak için kullanılan "çelik" adi verilen parçalardır. Saçak kısmında merteklerin önüne çakılan çelikler, burada eğimi azaltarak eriyen kar ve buzların aşağıya kayarak oluklara zarar vermesini önlerler. 

(12). Örtü Altı Kaplaması: Üzerine çatı örtüsünün döşendiği yüzey olup iki şekilde yapılırlar.
(a) Merteklerin üzerlerine örtü malzemesinin boyutlarına göre uygun aralıklarla 2.5 ,2x5 veya 3 ,2x 5 cm. kesitli yatay çıtalar çakılır. Üzerlerine de kiremit gibi örtü elemanları konulmak ve bağlantılar tel ile yapılmak suretiyle gerçekleştiler. Kiremitler, altlarındaki tırnaklar ve üzerlerindeki tel bağlama deliklerinin aralıklarına uygun olarak döşenmelidir. 
(b) Merteklerin üzerlerine 2.0 - 2.5 cm. kalınlığında ve 10 - 20 cm. eninde tahtalar çakılarak tüm çatı yüzeyi kapatılır. Daha sonra yüzey rüberoit gibi bir su yalıtım gereciyle kaplanır ve onun üzeri de çatı örtüsüyle kaplanır. Örtünün örtü altı kaplamasına bağlantısı tel,çivi,vida veya cıvatayla yapılır. 

(13). Çatı Örtüsü: Yağmur ve kar sularını sürekli olarak dere ve oluklara aktararak çatıyı kuruda tutan, rüzgar, sıcak ve soğuk gibi dış etkilerden çatıyı koruyan gereçlerdir. Bu gereçler çoğunlukla kiremit, eternit, bakır veya galvanizli sac ve arduvaz gibi su geçirmeyen malzemelerden oluşurlar. 

Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI 

ÇATILAR / ÇATI ÇEŞİTLERİ

Yapıları dış atmosferden gelen yağmur, rüzgar, kar ve dolu gibi etkenlerden koruyan elemanlara "ÇATI" denilmektedir. Genellikle ahşap, çelik ve betonarmeden yapılan çatılar konut, işyeri, atelye, fabrika, hastane, okul ve buna benzer pek çok yapıda kullanılmaktadır.

 Çatıların ana görevleri kar ve rüzgar yüklerini emniyetle taşıyabilmek, yağmur ve kar suları yoluyla yapıya gelen suyu en kısa yoldan oluk, dere ve borulardan zemine vererek uzaklaştırmaktır. Eğimlerine göre çatılar 3 guruba ayrılırlar:

1.Düz çatılar (0-50 arasında eğimi olan çatılar) 
2.Orta eğimli çatılar (5-400 arasında eğimli olanlar) 
3.Dik çatılar (≥ 400 eğimli olanlar) 

BAŞLICA ÇATI ŞEKİLLERİ:

SUNDURMA ÇATI: Diğer adi "tek yüzeyli çatı" olan sundurma çatılar, yapımı kolay, ucuz maliyetli olup garaj, kömürlük ve bahçıvan odası gibi küçük açıklıklı yerlerde uygulanmaktadır. Bu çatılar ya tek bir bina çatısı olarak ya da bina duvarına dayalı eklenti çatısı olarak yapılabilmektedir 

BEŞİK ÇATI: Diğer adi "çift yüzeyli çatı" olan beşik Çatı şekilde görüldüğü gibi iki yönlü, heriki yüzü bir mahyayla birbirine bağlanan, ön ve arka duvarları Kalkan Duvar adi verilen duvarlarla kapatılan çatı türüdür. Planda dikdörtgen şeklinde olan yapılarda kullanılabilmektedir. 

KIRMA ÇATI: Diğer adi "çok yüzeyli çatı" olan kırma çatılar en çok kullanılan, en yaygın çatı türüdür. Yüzey eğimleri dört yöne de eşit, tüm saçakları yatay ve ayni düzlem üzerinde olan, yüzeylerinin birbirine düz, eğik, düşük ve dere mahyalarıyla bağlandığı çatı türüdür. Eğik dere ve düşük mahyaların planda görünümleri, bağlandığı saçak ve mahyalara göre 45 derece ya da açı ortayı durumundadır. Aşağıdaki şekillerde kırma çatının "Basit" ve "Birleşik" tiplerine ait örnekler görülmektedir. 

MANSARD ÇATI: Beşik ya da Kırma çatının iki ayrı eğimde uygulanmasıdır. Konutlarda, çiftliklerin saman ve malzeme depolarında, çatıda kullanım için yer açılması durumlarında kullanılmaktadır.

KULE ÇATI: Çoğunlukla küçük ölçekli, kare veya daire şekilli plana sahip yapılarda uygulanan, eğimi dik ve dört taraflı çatı yüzeyleri tepede birleşen çatı türüdür. 

FENERLİ ÇATI: Beşik ve Sundurma çatıların biraraya uygulanması ile ortaya çıkan çatı türüdür. Kule ve Fenerli çatılara ait örnekler aşağıda gösterilmiştir. 

ŞET ÇATI: Beşik çatıların yanyana ve daha çok güneş ışığı alacak şekilde, birbirleriyle 900 açı yapar biçimde dizilmeleriyle oluşur. Güneş ışığının direkt alındığı çatı yüzeylerine pencereler konulmaktadır. 

KOMBİNE ÇATI: Sundurma çatı yüzeylerinin kademeli olarak uygulanmasıdır. Fenerli, Şet ve Kombine çatılar, genellikle fabrika, işyeri, sera, ahir gibi yerlerde güneşten en fazla yararlanmak ve çatıyı çok yüksek tutmamak amacıyla yapılmaktadır. Şet ve Kombine çatı örnekleri aşağıdaki şekillerde verilmiştir. 

PLANDA ÇATI DÜZENLENMESİ: 
Dikdörtgen planlı bina çatıları çoğunlukla "Beşik" ya da "Kırma" çatı olarak yapılır. Birleşik Kırma çatı ise birden fazla kare veya dikdörtgenin biraraya gelmesinden ortaya çıkmaktadır. Bu şekildeki çatıların plana yerleştirilmesi aşağıda anlatılan ve şekilleri verilen iki metotla gerçekleştirilebilmektedir   

(a)-Planı Dikdörtgenlere Bölerek; 
 Önce en geniş alandan başlanarak plan dikdörtgenlere bölünür, sonra yine en büyük dikdörtgenden başlanarak saçak köşelerinden açıortaylar çizilir ve eğik mahyalar ortaya çıkartılır. Daha sonra bunların uç noktaları birleştirilerek düz, düşük ve dere mahyalar belirlenmektedir.  

(b)-Paraleller Çizerek; 
Önce eşit aralıklarla ve plan dolduruluncaya kadar saçaklara paraleller çizilir. Paralellerin köşe yaptığı noktalar birleştirilince eğik, düşük ve dere mahyalar, en içteki düz çizgiler birleştirilince de düz mahyalar ortaya çıkmaktadır. Her iki yönteme ait şekiller aşağıda verilmiştir.

Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI


SESE VE YANGINA KARŞI YALITIM



SESE KARŞI YALITIM: 
 Aynen ısı için yapılanı yalıtım gereçleri kullanımı ve şekline benzer yalıtım ses için de uygulanmaktadır. Ses yalıtımı döşeme tavan ve duvarlarda uygulanmakta olup tüm yüzeylerin yalıtılabilmesi için bir "yüzer oda" meydana getirilmesi pencere kapı havalandırma ve diğer boşluk giriş ve çıkışlar için yeterli durgun ve kuru hava boşluğu oluşturulması ve yalıtım gereçleriyle doldurulması gerekmektedir
Yapının bir bölümünde oluşan sesin kontrolümüz dışında diğer bölümlere geçmesi istenmeyen bir durumdur. Örneğin, bir jeneratör odasının hemen yan tarafında bulunan büroya geçen gürültü iş verimini düşürür. İşte bu ve bunun gibi istenmeyen ses geçişlerini önlemek için ses yalıtımı gereklidir. Bir yapı, yapıya dışarıdan gelecek seslere karşı yalıtılacağı gibi yapı içindeki mahaller arasındaki istenmeyen ses geçişlerine karşıda yalıtılabilir. 

YANGINA KARŞI YALITIM: 
Yangın, nüfusun artışına, kullanılan yapı malzemelerine bağlı olarak her geçen gün daha artan, ağır ve acı sonuçları olan bir felakettir. Gerek günlük hayatımızda bize fayda sağlayan sayısız alet, gerekse endüstriyel tesislerde kullanılan cihazların, kaplamaların çoğu yanıcı özellik taşımaktadır. Yani her an oluşabilecek bir yangınla iç içe yaşamaktayız. 
Oluşan yangınlar bir mahalden diğerine çeşitli yanıcı malzemeler vasıtasıyla kolayca sıçrayarak yapının tümünü tamamen kül haline çevirebilir.(Yanıcı tavan kaplamaları, havalandırma kanalları, perdeler, ahşap kapılar, yanıcı yer kaplamaları vb) Bu yayılmayı önlemek amacıyla yapının bazı bölgelerinde yangına yüksek dayanımlı malzemeler kullanılır; ve bu şekilde bir mahalde ortaya çıkan yangın diğer kısımlara yayılmadan söndürülebilir. İşte yangın yalıtımındaki amaç budur. Bir mahalde oluşan yangın orada kalsın ve diğer mahallere yayılmadan orada söndürülsün veya insanların rahatça tahliye edilebilsin.
Bina taşıyıcı sistemleri de yangından etkilenir; ve tahrip olan taşıyıcı sistemden dolayı bina toptan göçebilir. Betonarme binalar yangına karşı nispeten daha fazla dayanırlar. Çelik yapılar ise yangına karşı oldukça dayanıksız binalardandır. Bu nedenle özellikle çelik yapılar yangının yıkıcı etkilerine karşı korunmalıdırlar 





Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI

SU DEPOSU YALITIMININ PÜF NOKTALARI


SU DEPOSU YALITIMININ PÜF NOKTALARI

Su deposu içten su yalıtımlarında çimento bazlı su yalıtımı kullanılması yaygın bir uygulamadır. Eğer bitümlü membran ile depo içi su yalıtımı yapılacaksa bu durumda membran önüne duvar örümü gibi masraflı inşaat işleri ortaya çıkacağı açıktır. Biraz pahalı olmakla beraber PVC, TPO türü membranlar kullanılarak çok uzun ömürlü su yalıtımı yapmak mümkündür.

 Yüksekliği fazla olan su depolarında üstten su doldurulması sırasında suyun doğrudan yalıtıma düşmesini önlemek yalıtımın ömrü açısından önemlidir. Her su deposunun tabanı temizlik açısından meyilli olmalı ve bu meyil bitiminde çamur vs toplama çukuru oluşturulmalı. Su doldurma ve boşaltma vanalarının etrafında su sızdırma yolunu uzatmak için flanş kullanılmalıdır. Çok gözlü su depolarında ortak duvarların su yalıtımı da mutlaka yapılmalıdır. Aynı şekilde depo tavanının içeriden su yalıtımıda ihmal edilmemelidir. İçme suyu depolarında içeriden yapılacak olan su yalıtımlarında kullanılacak olan malzemeler suya zarar vermeyecek malzemelerden üretilmiş olmalıdır. Su depolarının dışarıdan yapılacak olan su yalıtımları da en az içeriden yapılan su yalıtımı kadar önemlidir. Çünkü dışarıdan içeriye sızan sular hem deponun stok suyunun kirlenmesine yol açar, hem de deponun taşıyıcı sisteminde geri dönülmez tahribatlara neden olur.

SU DEPOSU VE SU YALITIMI YAPILMASI (Yapılacak Yalıtımın Katmanları):
Su geçirimsizlik katkılı eğim şapı (Betonarme duvarlarda kalıp işçiliği ve beton döküm işçiliği bozuksa aderans arttırıcı katılmış sıva ile duvar yüzeyi düzeltilmelidir)+(tamamen yada sadece köşelerde file uygulamalı) +koruma şapı + Kaplama






Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI

DİLATASYON DERZLERİ

DİLATASYON DERZLERİ

Yapının kendi ağırlığı ya da oturduğu zeminden gelen birtakım etki hareket ya da çökmeleri önlemek zararlarını azaltmak ve düşey hareketlerin yapının tamamına yayılmasını önlemek amacıyla yapılanı derzlere "DİLATASYON DERZİ (Ayırma Derzi)" denilmektedir

Yapılardaki bu istenmeyen hareketlere yol açan etkenler esas itibariyle dört temel gurupta toplanabilirler: 
1.Zemin yapısının homojen olmaması 
2.Y.A.S.S.’nin değişken olması 
3.Temel tabanındaki yük dağılımının değişken olması 
4.Binayı oluşturan elemanların birbirlerinden farklı genleşmeleri 

Dilatasyon Derzleri başlıca üç guruba ayrılmaktadır. 
(1). Oturma ve Genleşme Derzleri 
(2). Titreşim Derzleri 
(3). Hareket Derzleri. 

OTURMA VE GENLEŞME DERZLERİ:
Bunlar yapıya zeminden kendi ağırlığından ve farklı eleman genleşmelerinden gelen etkileri önlemek üzere bırakılan derzlerdir. Dilatasyon derzleri yapıda her 30.00 m. de bir konulmalıdır. Bazı uzun binalarda bu boy sınırlaması 40-50 m. ye kadar çıkarılabilir. Bu derzler binayı temelinden çatısına kadar tamamen ayıran kısımlara bölen boşluklar olup bina bloğunun her 10.00 m. boyu için 1.00 cm. hesabedilerek genişlikleri yaklaşık 1-3 cm. arasında alınmaktadır.
Yapıya temelden gelecek nem ve su gibi zararlı etkilere karşı da derzler bitümlü levha keçe ve diğer yalıtım gereçleriyle doldurulur. Yapıda başlıca dört ayrı kısımda oturma ve genleşme derzi uygulanır:

Temelde Dilatasyon Derzleri: İki bina bloğunun temelleri arasına lastik ve benzeri yalıtım levhaları konularak yeraltı suyunun yükselip yapıya zarar vermesi önlenmektedir. 

Duvarda Dilatasyon Derzleri: İki bina bloklunun duvarları arasında düzenlenmesi gereken derzlerin bina dışarıdan görünmelerini önlemek için derzlerin önleri alüminyum bakir veya galvanize sac levhalarla ya da yağmur iniş borularıyla kapatılır kamufle edilir.

Döşemede Dilatasyon Derzleri: Döşemeler arasında kapı veya koridor gibi geçiş yerlerinde yapılanı ve genellikle alüminyum prinç levhalarla kapatılan derzlerdir. Tökezleyip takılıp düşmeleri önlemek bakımından bu derzlerin döşeme kaplaması üst kotunda levhalarla kapatılması uygun olmaktadır.

Çatı ve Terasta Dilatasyon Derzleri: Eğer çatı ahşap çatı ve kiremit örtü olarak yapılacaksa dilatasyon derzi yapmaya gerek yoktur. Oturma büyükse ve derz mutlaka yapılacaksa kenetli olarak hazırlanan ve paslanmaz levhalarla kapatılır. Teras çatıda derz için yanyana örülen yarim tuğla kalınlığındaki iki duvarın üzerine birlikte ya da ayrı ayrı beton harpuşta dökülür ve üzeri paslanmaz metal levhalar çevrilerek kapatılır.

TİTREŞİM DERZLERİ: 
Fabrika atelye ve sanayi yapıları gibi yerlerde döşeme üzerine oturtulan çeşitli iş makinelerinin verdiği gürültü ve titreşimi azaltmak için yapılanı derzlerdir. Bunun için öncelikle yapılanı sağlam temelin içerisi su ve neme karşı yalıtım gereçleriyle doldurulur gerekli derz boşluğu bırakılır ve içeriye ayrıca makine temeli yapılır. Ayrıca çift temel yapılıp üstteki makine temeli yüzer temel şeklinde çevresi lastik v.s. ile kaplanarak ve gerekli yalıtım derzi bırakılarak alt temel üzerine oturtulabilmektedir. 

HAREKET DERZLERİ:  
Betonarme çelik ya da kompoze uzun köprülerde genleşmeden doğacak iç gerilmeleri ve kilit kuvvetleri önlemek çatlamaları ayrılmaları ve zorlanmaları ortadan kaldırmak amacıyla aşağıda görüldüğü gibi yapılmaktadırlar. Burada derzlerin metal plakalarla örtülmesi yerine köşelerdeki kırılmaları önlemek için köşebentlerle veya plakalarla takviye yapmak esastır.

Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI

KAPILAR

Binalara ve içindeki bölümler arasında giriş ve çıkışı sağlayan yapı elemanlarıdır. Kapı boyutları, kaba inşaatla bırakılacak boşluk ölçüleri olarak metre birimi olarak verilir. Bu ölçüler doğrama resimlerinde cm ve detaylarda mm cinsinden yapılır.

1) Dış Kapılar, binaya dışardan giriş ve çıkışı sağlar. Dış kapıların genişlikleri, tek kanat için 100- 120 cm iki veya fazla kanatlı kapılarda her kanat için 80-90 cm alınır. Yükseklikleri binanın cephe görünüşüne bağlıdır. Normal 220-230 cm alınabilir.

2) İç kapılar, bina içi bölümlerine giriş ve çıkışı sağlar, oda kapıların genişliği 80- 100 cm, mutfak, banyo, WC ve servis kapılarının genişliği 70-90 cm, iki veya daha fazla kanatlı kapılar da her kanat için 70 veya 80 cm. umumi binalarda 100- 110 cm alınır. İç kapı yükseklikleri 200-220 cm ve ortalama 210 cm’dir.

Kapılar açılış şekillerine göre yedi kısımda incelenmektedir. 

1) İçe Açılan Kapılar: Mesken olarak kullanılan binalarda kapılar bina bölümlerinin içine açılır. İçe açılan kapının iç tarafından baktığımızda menteşeler sağda olursa bu kapıya iç ve solda olursa sol kapı denir.

2)Dışa Açılan Kapılar: Çok sayıda insanların kullandığı umumi binalarda kapılar dışa doğru açılır. Bu binaların kısa zamanda başlatılması için gerektiğinde, kapı önündeki yığılma açılması engel olacağından kapıların koridorlara veya dışarıya açılması zorunludur.

3) Çarpma Kapılar: Binada içe ve dışa açılabilen kapılardır. Genellikle meskenler dışındaki yapılarda kullanılır ve sert ağaçtan yapılır.

4) Sürme Kapılar: Kapının açılması esnasında kapladığı alan kullanmaya mani taşkil ediyorsa kapılar tek ve iki kanatlı sürmeli yapılır. Kapı kanatlarının duvar içinde veya dışında makara veya bilye üzerine hareket ettirilir.

5) Döner Kapılar: Binaya giriş ve çıkışın ayarlanabilmesi, kullanılması esnasında soğuk ve sıcağın geçirilmemesi istenilen yerlerde genellikle dört kanatlı olarak yapılır. Silindir şeklindeki kabine içinde düşey bir mil etrafında döndürülerek kulllanılır.

6) Yanda Toplanan –katlanan- Kapılar: İki veya daha fazla kanat üstte bir raya asılır ve aynı zamanda yanlarda iç ve dışarı olan menteşelerle birbirine bağlanır.

7)Yukarıda Toplanan (Katlanan)Kapılar (Akordiyon Kapılar): Bir kanat ile birçok parçalar halinde açılıp kapanırken katlanır. Dar alanlarda kullanılarak alandan tasarruf sağlarlar

İP İSKELESİ KULLANIMI

Özellikle bina yapılarında köşe kazıkları çakılıp 1/1 ölçeğinde yapı zemine aplike edildikten sonra temel çukuru, sömel ve bağ kirişi kazıları sırasında kaybolacak olan bu noktaların yerlerini kaybetmemek için "ip iskelesi" kurulur. 
 Bunun için şu işlemler ardarda yapılır;

(1.) Köşelere çakılmış olan kazıkların her iki doğrultuda 100-250 cm. dışından ve 150-300 cm. aralıklarla 7x7, 6x8, 8x8 cm. kesitli kazıklar zemine çakılır. Kazık boyları 100-150 cm. civarındadır.  

 (2.) Kazıkların dış üst kenarlarından 4x8 ya da 5x10 cm. kesitli yatay latalar çakılır. "Telöre" ya da "Tolero" adı verilen bu lataların boyları 2.0 - 4.0 m. arasındadır. Zeminden 50 - 100 cm. yapı subasman kotundan (yapının doğal zemin kotu altındaki kısımları) en az 30 - 40 cm. yukarıdan çakılan bu telörelerin aralarından geçiş için kapı ve boşluklar bırakılmalıdır.

(3.) Telörelerin üzerine yapının şu kısımları işaretlenir; 
3.1. Temel kazısı genişliği 
 3.2. Sömel aksları sömel temel hatılı genişliği 
 3.3.Temel ve zemin kat duvarları genişlikleri. 
Planda yatay akslar rakamlarla düşey akslar da harflerle gösterilir. Bu harf ve rakamlar telöre üzerine yazılarak işaretlenir. Aksların telöreler üzerine işaretlenmesi ya çivi çakarak ya da çentik açarak yapılır.  

 (4.) İşaretlerden karşılıklı olarak ipler çekilerek ip iskelesi oluşturulur. İplerin daima gergin olması için de uçlarına ağırlık ya da tuğla asılır. En kullanışlı işaretleme çentik açmaktır. İplerin kesim noktaları aynı zamanda temel akslarının merkezlerini gösterir.

(5.) İplerin kesim noktalarından sarkıtılan çekül ya da şakul adi verilen araçlarla temel-sömel aksları zemin üzerinde kolayca belirlenebilmektedir. Zeminin durumuna göre bazan telöreler kademeli yapılabilir bazan da telöre yerine bitişik nizam yapı türünde komşu bina duvarlarından yararlanılabilir.

Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI

TABLA DENEYİ (Plak Yükleme Testi)

TABLA DENEYİ Zeminin emniyetle taşıyabileceği yükün hesaplanması ve taşıma gücünün bulunması için yapılan bu deneyin kesit şekli, grafiği ve bir sayısal örneği konunun sonunda verilmiştir. Deneyde aşağıdaki sıra izlenir: 

1.) Bina temelleri dışında ve yaklaşık 100x100 cm boyutlarında temel seviyesinde bir deney çukuru açılır.

2.) Tabanı 20x20 cm kare kesitli ya da kesit alanı 500 cm2 ve çapı 25.23 cm olan dairesel kesitli tabla dikmesi şekilde de görüldüğü gibi dikey olarak çukur taban ortasına yerleştirilir. Dikmenin üst ucunda yükleme tablası, ortalarında tablayı sabit tutacak tabla kılavuzları ve tespit çıtaları bulunmaktadır. Dikme üzerine düşey, milimetrik "çökme tespit cetveli" monte edilir. Tabla ve dikmenin toplam ağırlığı tabana 0.5 kg /cm2 den fazla basınç yapmamalıdır. 

3.) Apsisinde zaman (saat) ve basınç (kg/cm2 ), ordinatında çökme (mm) ölçülendirmeleri bulunan bir "Tabla Deney Grafiği" çizilir (bkz.şekil). 

4.) Deney tablası üzerine her biri 50 kg.lık (örneğin çimento torbaları), zeminde 0.5 kg /cm2 lik basınç oluşturacak şekilde yükler konulur. Dört adet çimento torbası 400 cm2 lik dikme taban kesiti için istenen gerilmeyi vermektedir. 

5.) 24 saat sonra çökme miktarı mm olarak cetvelden okunur ve basınç değeriyle birlikte grafikte ilgili bölgelere işaretlenir. Her 24 saatte bir yük 0.5 kg/cm2 artırılarak işleme devam edilir ve grafiğe işaretlenir. Zaman ve basınç değerleri, düşey çökmeler ise yatay çizgilerle çizilerek birleştirilir ve grafik tamamlanır.

6 -a.) Grafikte oluşan eğride bir kırılma olmamış fakat 24 saatte 10 mm veya daha fazla bir çökme meydana gelmişse, 
6 -b.)Son 24 saatte 10 mm den fazla çökme olmamış fakat eğri bir noktada kırılmışsa deney durdurulur. 

7.) Son basınç değerinden bir önceki basınç miktarı zeminin taşıma gücünü verir. Örneğin grafikte bu değer 5 kg/cm2 dir. Zeminin emniyetle taşıyabileceği yükün bulunabilmesi için bu basınç değeri genellikle 2-3, bazı özel durumlarda da 4-10 gibi bir "Emniyet Katsayısı"na bölünür 

ÖRNEK: 
 -Tabla dikmesi tabanı 400 cm2 , emniyet katsayısı 3, tabla üzerine uygulanan toplam yük ise 2200 kg. olsun (44 torba çimento). 
-1 cm.ye gelen yük 2200 / 400 = 5.5 kg/cm2 olur. 
Sonuç, grafiğe işlendiğinde, 264 saatin (11 günün) sonunda 10 mm den fazla çökme olduğu anlaşılır. Aynı zamanda çökme - basınç eğrisinde bir kırılma meydana gelmiş ve deney durdurulmuştur.
-Bu durumda basıncın bir önceki değeri olan 5.0 kg/cm2 alınır. Bu değer zeminin 1 cm2 sinin 5.0 kg.lık bir yükü taşıyabileceğini göstermektedir. Bu emniyet katsayısı olan 3 e bölünürse; 
5.0 / 3 = 1.66 kg/cm2 ; σem = 1.66 kg/cm2 olur. Bu değer zeminin emniyetle taşıyabileceği yüktür; projede boyutlar, kesitler, bina yükleri bu değere göre hesaplanır ve kararlaştırılır.  


Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI

KESONLAR

KESONLAR: Sağlam zeminin derinde olması ve daha geniş, dayanıklı temel yapılması gereken durumlarda keson temeller kullanılır. Genellikle üç guruba ayrılırlar.

(a) Açık Kesonlar 
(b) Pnömatik Kesonlar 
(c) Yüzen Kesonlar 

(a) Açık Kesonlar: Çapı 1.5 - 3.0 m. olan dairesel ahşap, demir ya da betonarme çarık, temel zemini üzerine oturtulur. Diş çapına uygun olarak çarık üzerine taş, tuğla, beton ya da betonarmeden bir manto duvar örülür veya kalıpla dökülür. Daha sonra her 1.0-1.5 m de bir hatıl yapılarak duvar bağlantısı sağlamlaştırılır ve bu arada devamlı olarak kesonun içindeki zemin kazılarak dışarı çıkartılır; mantonun altı boşaltılır. Ağırlığıyla aşağı doğru inen kesonun üst seviyesi zemine silme gelince tekrar ayni işleme devam edilerek sağlam tabakaya ulaşılmaya çalışılır. Sürtünmeyi azaltmak üzere manto duvarı içe doğru 1/10-1/15 eğimle daraltılarak devam edilir. Son olarak kesonun içi betonla doldurulur

(b) Pnömatik (hava basınçlı) Kesonlar: Zemin ve yeraltı suyunun fazla olduğu yerlerde kullanılan bu keson türünde prensip, temel olarak inşa edilecek kesonun alt bölümündeki çalışma odasının zemindeki suyu yenecek hava basıncıyla doldurulması ve kuruda çalışılarak zeminin kazılması, ağırlığıyla çöken kesonun sağlam tabakaya ulaşmasıdır. Kazılan toprak bir bacadan dışarı çıkartılır. Ayrıca işçi servis bacası, sağlık koşullarına uygun hacim, alan ve yükseklik ile basınç sağlanmalıdır. Bu kesonlar da ahşap, çelik veya betonarmeden yapılabilmekte, üst boşlukları yine betonla doldurulmakta ve 30.00 m derinliğe kadar inilebilmektedir. 

(c) Yüzen Kesonlar: Tamamen su içinde, balçık zeminlerde uygulanan keson türüdür. Bunlara "Yüzen Sandık" da denmektedir. Dışarıda hazırlanan alt ve yanları kapalı beton sandık kesonlar, temel veya sömel yapılması istenen noktaya getirilip yerleştirilir. İçerisine taş, blok, demir ve beton parçalarından oluşan ağırlıklar konularak gevşek zeminde tabana doğru çökmesi sağlanır. İstenilen sağlam zemin tabakasına ulaşıldığında kesonun geri kalan boşlukları doldurularak işlem tamamlanır. Bina bağlantısı için üstte demir filizleri bırakılmalıdır

Arş. Gör. Zeynep ALGIN  /  YAPI TEKNOLOJİSİ DERS NOTLARI

BATARDOLAR

Irmak, göl, deniz v.b. su kenarlarında yeraltı su seviyesinin altında kazı yapabilmek için uygulanan tahkimat işine "Batardo" denir. Bunlar da malzemelerine göre 4 guruba ayrılırlar.

1. Ahşap Batardolar: Derinliği 2.00 m.ye kadar olan yerlerde genellikle ahşap batardolar uygulanır. Ahşap batardolar açık tip ve sandık olmak üzere iki çeşittir. Su yüksekliğinin fazla olduğu yerlerde "Sandık Batardo"lar uygulanır. Her iki şekilde de batardonun suyla temas eden yüzeyine kil, silisli kil, veya lem gibi malzemeler doldurulur.

Sandık batardolar iki türlüdür. 
Tek Hücreli Sandık Batardoda 1.00-2.00 m. aralıklarla yapılan ahşap perdeler arasına kil malzeme su geçirmemesi için doldurulur. 
Kademeli ya da Çift Hücreli Sandık Batardoda da 1.00-2.00 m. geriye bir perde daha yapılarak arasına moloz taş malzeme doldurulur.  

2. Toprak Batardolar: Suyun önüne, suda kolay dağılma yapmayacak özel kil türündeki malzemeler tabakalar halinde sıkıştırılarak yığılır. Suyun batardo toprağını aşındırması ve kaydırmasını önlemek için su içinde kalacak yüzey moloz taş tabakası ile kaplanır.

3. Çelik Batardolar: Yüksek su seviyelerinde ve aynen ahşap batardolara benzer şekilde "I ve U" çelik profil destek dikmeleriyle takviyeli olarak inşa edilen batardolardır.

4. Beton ve Betonarme Batardolar: Zemine kazık çakılamayacak ve kayalık yerlerde ve sabit kalması istenen batardolar için uygulanır. Bu tip batardolar yalnız betondan yapılabileceği gibi içine donatı konularak betonarmede yapılabilir.

Arş. Gör. Zeynep ALGIN  /  YAPI TEKNOLOJİSİ DERS NOTLARI