16 Mayıs 2019 Perşembe

GELENEKSEL YAPI ÖĞELERİ 1 DERS NOTLARI / TEKKELER


TEKKE
Eskiden tarikat adamlarının toplanıp ayin yaptıkları ve birçoğunun sürekli olarak oturdukları yere verilen addır.
Pir Evi: Alevi ve Bektaşi’lerde “pir”in gömülü olduğu dergah ya da tekkelere denir. Pir evleri, 12 bölümlü bir külliyedir:
1) Han bağı: Tarikat çiftliği
2) Dede bağı: Tarikat çiftliği
3) Balım evi: Bekar dervişlerin barınma mekanı
4) Mihman evi: Konuk evi
5) Aşevi: Mutfak, yemekhane ve depoları içeren bölüm
6) At evi: Ahır
7) Ekmek evi: Barınma bölümü
8) Kiler evi: Tekkenin yönetim merkezi
9) Meydan evi: Ayin ve tören mekanı
10) Hızır evi
11) Çile evi
12) Kahve ocağı

Mevlevihane: Mevlevi tekkelerinin genel adıdır. Genellikle birkaç yapıdan oluşan bir külliye biçimindedir. Şu mekanlardan oluşurlar:
1) Semahane
2) Türbe
3) Çilehane
4) Hücreler
5) Selamlık
6) Harem (Şeyh ailesinin konutu)
7) Meşkhane (Dervişlerin Sema eğitimi için kullandıkları mekan.)
8) Mutfak ve kiler
9) Asitane: Mevlevilerde tarikat pirinin gömülü olduğu tekkeye denir.

Çilehane: Tekkelerde dervişlerin çile doldurdukları ve derecelerini artırdıkları yerdir.
Hanekah: Eskiden gezmenlerin ve yoksul yolcuların barındıkları, misafirhane niteliğindeki tekkelere denir.
Matrab: Mevlevi tekkelerinde kudüm çalınan ve naat okunan yüksekçe bölüme denir.
Semahane: Tekkelerde zikir ve ibadete ayrılmış büyük sofalara denir. Semahanelerin biçimleri tarikatlara göre değişir. Örneğin mevlevilerde sema için, ortası yuvarlak bir alan şeklinde olurdu. Semahaneler, aynı zamanda mescit olarak ta kullanıldıkları için mihrapları da vardır.
Zaviye: Küçük ölçekli tekkelerdir. Asıl tekkelerin aksine, zaviyelerde ikamet söz konusu değildir.
Halvet: Tekkelerde ibadet amacıyla kullanılan tek kişilik odalardır.
Hücre: Tekke ve medreselerdeki küçük odalara denir.
Kafes: Tekkelerde kadınlar için ayrılmış, çevresi kafesle çevrilmiş olan alana denir.

Y a r a r l a n ı l a n K a y n a k l a r  Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, Doğan Hasol·  Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, Doğan KUBAN·  Sanat Ansiklopedisi, Celal Esad Arseven·  Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi·  Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi·

CAMİLER
KİLİSELER
SİNAGOGLAR
TÜRBELER

GELENEKSEL YAPI ÖĞELERİ 1 DERS NOTLARI / TÜRBELER


TÜRBE

İslam din büyükleri için düşünülmüş bir çeşit mezar yapısıdır. Genelde Selçuklu mezar yapıları “kümbet”; Osmanlı mezar yapıları “türbe”; başka kültürlere ait olanlar ise “anıt mezar”, “mozole” gibi isimlerle isimlendirilir. Türbenin ayırıcı özelliği, genellikle çokgen planlı ve kubbeli oluşudur.
Hacet Kapısı – Hacet Penceresi: Hacet dilemek için önünde durarak dua edilen, türbelerde sandukanın bulunduğu odanın içine bakan kapı yada pencereye denir.
Muhaccer: Türbelerde taş sandukaların çevresine genelde mermerden kafes oymalı olarak yapılan elemana denir.
Puşide: Türbelerde sandukaların üzerine örtülen türbe yeşili renginde kumaş örtüye denir.
Sanduka: Türbelerde ölünün gömülü olduğu yerin üzerine yerleştirilen taştan yada ahşaptan, tabut biçiminde yapılmış, üzeri puşide ile örtülmüş öğeye denir.


Y a r a r l a n ı l a n K a y n a k l a r  Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, Doğan Hasol·  Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, Doğan KUBAN·  Sanat Ansiklopedisi, Celal Esad Arseven·  Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi·  Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi·


CAMİLER
KİLİSELER
SİNAGOGLAR
TÜRBELER

GELENEKSEL YAPI ÖĞELERİ 1 DERS NOTLARI / SİNAGOG


SİNAGOG
Yahudiliğin kutsal mabedi Sinagogu ifade etmek için Türkçe’de “Havra” kelimesi de kullanılır. Sinagogun özellikle bir ibadet mekanı olmasının yanında eğitim ve toplumsal amaçlı toplantılar için de bir mekan olduğu bilinmektedir. Sinagogların ortaya çıkışlarıyla ilgili olarak araştırmacıların üzerinde anlaştıkları kesin bilgilere sahip değiliz. Yine de kesin olan bir şey varsa o da, bugün Yahudiliğin kutsal mabedi olarak bildiğimiz Kudüs’teki Süleyman Mabedine gelene kadar Yahudilerin Şekem, Beytel, Mamre ve Berşeba’da birtakım mabetlere sahip olduklarıdır.
Musa (a.s.) Mısırdaki Yahudileri Firavun’un zulmünden kurtarmak için çöle çıkardığında, çölde bir çadır kurar. Bu çadıra “Cemaat Çadırı” denir. İçinde on emir levhalarının bulunduğu kutsal sandık vardır ve Rab Yahve’nın manevi varlığının bu çadırda olduğuna inanılır.
Kutsal Sandık bütün Yahudi tarihi boyunca ibadetin ana unsurlarından biri olur. O sandığın içinde Musa peygamberin Sina Dağında Tanrı ile konuşması sonrasında halkının uyması için kendisine verilen On Emr’in yazılı olduğu iki levha vardır.
Nesilden nesile gelen Cemaat Çadırı sonunda Kral Süleyman tarafından Kudüs’te inşa edilen Mabed’e konur. Çöldeki esaret hayatından kurtulan Yahudiler, yeni diyarları Kenan’da yeni ibadet mekanları edinirler. Bu yerlerin adlarını Gilgal, Şilo, Benjamin’deki Mişpah, Ofra, Dan ve Kudüs Mabedi olarak sıralayabiliriz.
Sinagogun dış şekli ve mimari yapısı için konulmuş kesin şekiller yoktur. Bu yüzden ülke ve çevre kültürlere bazen de imkanlara göre farklılık kazanan bir yapıyla karşı karşıyayız.
Son zamanlarda oldukça lüks tarzda inşa edilenleri istisna kabul edersek sinagoglar genelde sade döşenmiş yapılardır. Hatta bu yapı bazen son derece küçük de olabilmekteydi. Eskiden zengin
Yahudilerin malikanelerinde kendileri için sinagoglar yaptırdıkları da bilinmektedir. Süleyman Mabedin’in bu gün geriye kalan tek kısmı olan ve ağlama duvarı olarak da bilinen batı duvarını inşa etme görevi fakirlere düşer.

Y a r a r l a n ı l a n K a y n a k l a r  Ansiklopedik Mimarlık Sözlüğü, Doğan Hasol·  Sanat Kavram ve Terimleri Sözlüğü, Doğan KUBAN·  Sanat Ansiklopedisi, Celal Esad Arseven·  Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi·  Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi·

CAMİLER
KİLİSELER
TÜRBELER
TEKKELER