Tasarım
konusu
|
Değerlendirilmesi
gereken konular
|
Analizler
için gerekli bilgiler
|
Laboratuar
deneyleri
|
||||
|
|
|
|
||||
|
|
|
|
27 Mayıs 2019 Pazartesi
GEOTEKNİK TASARIM İÇİN NELERE İHTİYAÇ DUYULUR
23 Mayıs 2019 Perşembe
ZEMİNLERİN TAŞIMA GÜCÜ VE YÜK TAŞIMA DURUMUNA GÖRE ZEMİN TÜRLERİ
Zemİnİn
Taşıma Gücü
Zemin,
binadan gelen yükler altında, tanelerin sıkışması sonucu bir miktar oturma
yapar. Buna genel anlamda tasman denilmektedir.
·
Tasman, taban basıncının belirli bir basınçtan
aşağı tutulduğu durumlarda olur. Binaların tasmana uğraması istenmeyen bir
olaydır. 20 mm.ye kadar olan oturma miktarı kabul edilmektedir. Bu oturmalar,
müsaade edilen değerden fazla ise yapı tehlikeye girer. Oluşan gerilmeler
sonucu, yapının dayanımı da azalır. Ayrıca oluşan çatlaklar, ayrılmalar vb.
durumlarda yapının estetik değeri ve fonksiyonları da zayıflar. Tasman olayı
farklı taşıma gücü özelliğine sahip binalarda daha çok olmaktadır. Genellikle
binanın ekseninden sağa veya sola yatması şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
Farklı taşıma gücüne sahip zeminlerin, bundan sonraki konuda anlatıldığı üzere,
stabilize edilmesi ve yüzeysel temel yerine derin temel sistemlerinden birinin
seçilmesi gerekmektedir.
·
Tanelerin
durumu bozulmadan zeminin, birim alandaki yükü taşıyabilme gücüne taşıma gücü
denilir. Zeminde oluşacak gerilmeler, bir güvenlik sınırı içerisinde olmalıdır.
Bunun, yani zeminin emniyetle taşıyabileceği yükün hesaplanması işi de zemin
yükleme deneyleri ile yapılır. Zemin yükleme deneyleri, sonuçlarına göre iki
şekilde yapılır. Birincisi, statik (durgun) yükleme deneyleri, ikincisi ise
dinamik (hareketli) yükleme deneyidir.
Zemin
Danelerin Boyutlarına Göre Sınıflandırılması
Yük
Taşıma Durumuna Göre Zemİn Türlerİ
Çürük Zemin
* Fazla yük altında kayan,
sıkışmaya uygun ince kum, ıslak kil, killi toprak, batak arazi, bitkisel ve
dolma toprak zeminlerdir. Basınca dayanımı 0,2-0,8 kgf/cm2 arasında
değişmektedir.
Orta Zemin
* Sıkışmaya uygun, 3-4 m
kalınlığında zemin taba-kalarından oluşur. Gravyer, kumlu ve killi zeminlerdir.
Basınca dayanımı 0,4-0,5 kgf/cm2 arasında değişir.
Sağlam Zemin
* Sıkışmaya uygun olmayan, 2-3 m
kalınlığında tabakalar halinde oluşmuş zeminlerdir. Basınç ve çekme
gerilmelerine karşı oldukça dayanıklıdır. Bunlar arasında püskürük, tortul ya
da metamorfik zeminler örnek olarak gösterilebilir. Konuyla ilgili olarak,
yerel zemin sınıfları Tablo 7‘de ve Deprem Yönetmeliğine göre zemin grupları da
Tablo 8‘de verilmiştir.
ZEMİNLERİN DANE BİÇİMLERİ
Zemİn Danelerİnİn Bİçİmİ
·
Daneleri oluşturan kayaların birbirinden farklı
minerolojik yapılara sahip olmaları ve ayrışmaya yol açan faktörlerin çok
çeşitli olması nedeniyle, tabi zeminler içinde farklı boyut ve biçimlerde
daneler yer almaktadır. Kayaların içindeki daha duraylı mineraller, ayrışma
sonucu iri ve cüsseli daneleri meydana getirirken, daha az duraylı mineraller
kimyasal ayrışma sonucu bazı ikincil minerallere dönüşmekte, kırılgan ve
plakalı bir yapıya sahip olan bu mineraller çok küçük parçalara bölünerek
zeminlerdeki ince daneleri oluşturmaktadır. Bazı daneler aşınma sonucu
yuvarlatılmış ve yaklaşık küresel bir biçime kavuşurken bazıları ise köşeli, yarı
yuvarlak ve yarı köşeli biçimli olmaktadır.
·
İnce daneli zeminlerin dane biçimlerinin
kalınlıkları ise diğer boyutlarına göre çok az olan ince plakalar şeklindedir.
Danelerin yüzey alanlarının hacimlerine (veya ağırlıklarına) oranı spesifik
(özgül) yüzey olarak tanımlanmaktadır. Yani, Özgül Yüzey=Yüzey Alanı/Hacim'dir.
ZEMİNLERİN KIVAM (ATTERBERG) LİMİTLERİ
Kıvam (Atterberg) lİmİtlerİ
Kıvam
ile kohezyonlu zeminlerde, zeminin sertlik-yumuşaklık durumu belirtilir. Bu
durumlar, böyle zeminlerin taşıma gücü vb. özelliklerini etkiler. Zeminin su
içeriğine bağlı olan bu durumlar; kabaca yumuşak, orta sert, sert gibi adlar
alırlar. İnce taneli (kohezyonlu) zeminler, su katılıp yoğrulduklarında, plastiklik
özelliği gösterirler (plastik zeminler). Plastiklik veya plastisite, ince
taneli zeminlerin bir özelliği olup; kırılmadan şekil verilebilmeyi ifade eder.
Bu özellik, kum, çakıl gibi iri taneli ve taneleri arasında yapışma-çekme
kuvvetleri olmayan zeminlerde görülmez (Plastik olmayan zeminler, NP).
·
Likit limit (wL veya LL), plastik ve likit
durumları birbirinden ayıran sınır su içeriğidir. Başka bir deyişle, zeminin
kendi ağırlığı altında akabildiği en düşük su içeriğidir.
·
Plastik limit (wp veya PL), plastik ve yarı katı
durumları birbirinden ayıran sınır su içeriğidir. Diğer bir deyişle, zeminin,
el altında, cam bir yüzey üzerinde, çubuk haline getirilirken, çubukların
çapları yaklaşık 3 mm. olduğunda, kopmaların meydana geldiği durumdaki su
içeriğidir.
·
Rötre (büzülme) limiti (ws veya SL), daha fazla
su kaybının, zeminin hacminde artık bir azalma meydana getirmediği en büyük
(maksimum) su içeriğidir. Diğer bir tanımla, zeminin suya tam doygun olabildiği
en düşük su içeriğidir.
Plastisite (Plastiklik) indisi (Ip veya PI), aşağıdaki gibi
tanımlanır.
Ip = wL – wP
Kıvam indisi; IC, aşağıdaki gibi tanımlanır.
IC = (likit limit- su muhtevası)/ Plastiklik İndisi
w: Kıvam indisi tanımlanacak zeminin su içeriği
IC = l zemin plastik limitte (w = wp), IC = 0 zemin likit
limitte (w = wL),
IC >1 zemin yarı katı veya katı durumunda (w wL).
·
Yaş yoğunluk, ρn, zeminin yaş kütlesinin, tüm
hacmine oranı olarak tanımlanır. Bu terim, doğal zeminler için, doğal yoğunluk adını
alır.
·
Kuru yoğunluk, ρk, yaş veya kuru zemindeki kuru
kütlenin (tane kütlesinin, Mtane veya Mkuru), tüm hacme (Vtüm) oranı olarak
tanımlanır.
·
Doygun yoğunluk, ρd, suya tam doygun zeminlerde;
tüm kütlenin, tüm hacme oranı olarak tanımlanır.
·
Tane yoğunluğu, ρs, tane kısmının (boşluksuz)
yoğunluğu olarak tanımlanır ve tane kütlesinin, tanelerin toplam (boşluksuz)
hacmine oranı olarak yazılır.
·
Özgül yoğunluk (tane), Gs, tane yoğunluğunun,
suyun yoğunluğuna oranı olarak tanımlanır.
·
Boşluk oranı, e; boşluklu bir yapıya sahip olan
zeminde, boşlukluluk durumunu yansıtan bir terimdir ve boşluk hacminin, tane
hacmine oranı olarak tanımlanır.
·
Porozite, n, de, zeminin boşlukluluk durumunu
yansıtır ve boşluk hacminin, tüm hacme oranı olarak tanımlanır.
·
Su içeriği, w, yaş zeminin taneler arası
boşluklarında içerdiği su durumunu yansıtan bir terim olup, su kütlesinin, kuru
kütleye oranı olarak tanımlanır.
·
Doygunluk derecesi, Sr, zemindeki boşlukların
hangi oranda su ile dolu olduğunu yansıtan bir terim olup, su hacminin, boşluk
hacmine oranı olarak tanımlanır.
·
Rölatif Sıkılık, Dr, İri daneli zeminlerin
sıkılık derecesini tanımlamakta kullanılan bir başka kavram ise rölatif
sıkılıktır. Zeminin tabii haldeki (arazideki) sıkılık derecesinin, aynı zeminin
danelerinin en gevşek ve en sıkı yerleşim konumlarına karşılık gelen sıkılık
dereceleri ile karşılaştırılması rölatif sıkılığı vermektedir.
·
En gevşek ve en sıkı yerleşimdeki boşluk
oranları (veya kuru yoğunlukları), laboratuarda basit deneysel yöntemlerle
saptanabilmektedir. Tablo 6'da iri daneli zeminlerin sıkılık derecesini
tanımlamak için kullanılan terimler ve bunlara karşılık gelen rölatif sıkılık
dereceleri gösterilmiştir.
ZEMİNLERİN ENDEKS ÖZELLİKLERİ
Zemİnlerİn Endeks Özellİklerİ
Zeminlerin
belirli standart sistemlere göre sınıflandırılmasını sağlayan ve mühendislik
özellikleri hakkında bazı önemli ipuçları veren bu özelliklerine, endeks
özellikleri adı verilmektedir.
·
Dane Boyutu ve Dane Çapı Dağılımı
·
Zemin Danelerinin Biçimi
·
Kıvam ve Kıvam Limitleri
·
Su Muhtevası (w)
·
Boşluk Oranı (e)
·
Porozite (n)
·
Danelerin Yoğunluğu (ρs)
·
Zeminin Toplam (Tabii) Yoğunluğu (ρ)
·
Zeminin Kuru Yoğunluğu (ρk)
·
Rölatif Sıkılık (Dr)
·
Suya Doygunluk Derecesi (S)
·
Zeminin Suya Doygun Yoğunluğu (ρd)
·
Zeminin Su Altındaki Yoğunluğu (ρA)
22 Mayıs 2019 Çarşamba
BETON AGREGALARINDA AŞINMAYA DAYANIKLILIK (AŞINMA ORANI) DENEYİ
BETON AGREGALARINDA AŞINMAYA
DAYANIKLILIK (AŞINMA ORANI) DENEYİ
Bu deney, iri agregaların parçalanma
direncinin tayini için yapılacak işlemleri kapsar. Bu amaç için iki metot
vardır:
Losangeles
deneyi
Darbe deneyi (Alternatif metot)
Darbe deneyi, Los Angeles deneyine
anlaşmazlık durumunda alternatif olarak kullanılabilir.
Direnç tayini metotları, yapı ve
inşaat mühendisliğinde kullanılan yapay ve tabii agregalara uygulanır. Kütlesi
bilinen agrega numunesi, tamburda çelik bilyalar ile birlikte döndürülür.
Döndürme işleminden sonra 1,6 mm açıklıklı elekte kalan malzemenin miktarı
belirlenir.
2.1. Deney Araç Gereçleri
2.1.1.Çeşitleri
Terazi
Hava
dolaşımlı etüv
Deney
elekleri
Los angeles
deney cihazı
İlave kaplar
2.1.2.Özellikleri
Terazi: Deney kısmının kütlesini % 0.1
doğrulukla tartabilen.
Hava dolaşımlı etüv: (110±5)°C sıcaklığı sağlayabilen.
Deney elekleri: 1,6–10–11,2 (veya 12,5)- 14 mm göz
açıklıklarına sahip olan.
Los angeles deney cihazı: 31 ile 33 devir/dakika arasında dönme
hızına sahip aşındırma yapabilen.
Tambur: 12 mm kalınlıklı çelik levhadan
şekillendirilmiş her iki ucu kapalı olmalıdır. İç çapı 711±5 mm, iç uzunluğu
508±5 mm ve tambur uzunluğu boyunca 150±3 mm genişliğinde bir açıklık
olmalıdır. Bu açıklık deney sırasında tozu sızdırmayacak şekilde uygun bir kapakla
kapatılmalıdır. Tambur, tamburun içine girmeyecek şekilde her iki kenarına
tutturulmuş parallel destekler üzerine yerleştirilmeli ve yatay bir eksende
dönecek şekilde monte edilmelidir. Uzunluğu tamburun uzunluğunda, genişliği
90±2 mm, kalınlığı 25±1 mm dikdörtgen kesitli raf tambura sabitlenmiştir.
Bilyalar: Her biri 45 mm ile 49 mm arasında
çapa sahip 11 adet küresel çelikten oluşur. Ağırlıkları 400 g ila 445 g kütleye
sahip ve toplam yük 4690 g ile 4860 g arasında olan.
Motor: Tambura 31 ile 33 devir/dakika
arasında dönme hızı uygulayabilen.
Tepsi: Tamburun genişliğinde, tamburun
altında, deneyden sonra malzeme ve bilya yükünü toplayabilen.
Devir sayacı: Gerekli devir sayısından sonra motoru
otomatik olarak durdurabilen.
İlave kaplar: Paslanmaz çelikten imal edilmiş deney
numunesini üzerinde taşıyabilen, korozyona dayanıklı ve deforme olmayan.
2.1.3.Kullanıldığı İşler
Terazi: Sabit kütleye kurutma işleminde,
numunenin deney öncesi ve sonrası ağırlığının bulunmasında kullanılır.
Hava dolaşımlı etüv: Laboratuvar numunesinin 10 mm, 11,2
mm (veya 12,5 mm) ve 14 mm’lik deney elekleriyle elenmesinden sonra ve deney
sonrası 1,6 mm’lik elek üstünde kalan malzemenin yıkandıktan sonra sabit
kütleye kurutulmasında kullanılır.
Deney elekleri: Laboratuvar numunesinin 10 mm, 11,2
mm (veya 12,5 mm) ve 14 mm’lik eleklerle elenmesi işlemiyle deneyden sonra
tepsideki malzemenin 1,6 mm’lik elekle elenerek yıkanmasında kullanılır.
Los Angeles deney cihazı: 5000 g deney numunesinin bilya
yüküyle birlikte içine konularak 31–33 devir/dakika arası sabit bir hızla 500
devir döndürülerek malzemeyi aşındırma işleminde kullanılır.
İlave kaplar: Deney numunesinin etüvde kurutulması
ve suda bekletme işlemlerinde kullanılır.
2.2. Deney Numunesi
2.2.1. Miktarı
Laboratuvar numunesi kütlesi en az 15
kg olmalı, 10 mm, 11,2 mm (veya 12,5mm), 14 mm açıklıklı eleklerle elenmeli,
ayrı kaplara konularak yıkanmalı, sabit kütleye kurutulmalı ve
karıştırılmalıdır. Bu işlemlerden sonra azaltılarak deney numunesi
oluşturulmalıdır. Deney numunesinin kütlesi (5000 ± 5) g olmalıdır (İşlemler
2.2.3. Numune özellikleri’nde anlatılmıştır.).
2.2.2. Numune Tipi
Deney, 14 mm deney eleğinden geçen ve
10 mm deney eleğinde kalan agregalara uygulanır. Deney kısmının tane büyüklüğü
dağılımı aşağıdaki şartlardan birine uygun olmalıdır:
12,5 mm
deney eleğinden geçen agrega miktarı, % 60 ile % 70 arasında veya
11,2 mm deney eleğinden geçen
agrega miktarı, % 30 ile % 40 arasında
Tane dağılımındaki ilave özellikler,
deney kısmının 10/14 mm’den farklı üründen oluşturulmasına izin verir. Tablo
2.1’de değişik dar aralık sınıfları için kullanılacak bilya yükleri
verilmiştir.
2.2.3. Numune Özellikleri
Laboratuvar numunesi, 14 mm’den geçen
ve 10 mm’nin üstünde kalan fraksiyonları elde etmek için 10 mm, 11,2 mm (veya
12,5 mm) ve 14 mm’lik deney elekleriyle elenir (Fraksiyon: Agreganın elenmiş
bölümlerinden her biri.).
Elenmiş numuneler (TS 3530 EN 933–1)
şartlarına uygun olarak yıkanmalı ve sabit kütleye ulaşıncaya kadar (110 ±
5)°C’de etüvde kurutulmalıdır.
TS 3530 en 933-1’e göre yıkama ve
kurutma işlemi:
Her bir fraksiyonu ayrı kaplara
yerleştiriniz ve üzeri ötülünceye kadar su ilave ediniz. Yeterli şiddette
çalkalayarak ince tanelerin tamamen ayrılmasını sağlayınız.
Islanan
numuneyi elek üzerine dökünüz. Deney eleğinden geçen su tamamen berraklaşıncaya
kadar yıkamaya devam ediniz.
Eleğin
üzerinde kalan agrega kütle farkı ±0,1 toleransla sabit oluncaya kadar (110 ±
5)°C’de etüvde kurutunuz (sabit kütleye kurutma).
Fraksiyonları
oda sıcaklığında soğutunuz. Yukarıda verilen (bk. 2.2.2 Numune Tipi) tane
büyüklüğü dağılımı ilave özelliklere uygun 10 – 14 mm aralığında laboratuar
numunesi elde etmek için her iki fraksiyonu karıştırınız.
Laboratuar numunesinin malzeme
büyüklüğü 10 mm ile 14 mm arasında ve kütlesi en az 15 kg olmalıdır.
Karıştırılmış fraksiyonlardan hazırlanmış
laboratuar numuneleri, “Laboratuar Numunelerinin azaltılması ile Deney Numunesi
Hazırlama Metotları (TS EN 932–2)”ye uygun miktarda deney numunesi parçasına
azaltılır. Standarttaki ana prensip, mümkün olan en az sayıda bölme işlemi ile
deney kısmı elde ederek ve böylece operatörün deney kısmının üzerinde küçük
düzeltmeler yapmasını ve deney kısmının içine girecek taneleri seçmesini
engellemesidir.
Azaltma Metotları TS EN 932–2:
Yarılama metodu: Laboratuar
numunesinin yaklaşık olarak iki kısmi numuneye bölünmesi işlemidir. Bu işleme
deney numunesi miktarına ulaşılıncaya kadar devam edilmelidir.
¾ Bölme: Numune kütlesinin yaklaşık ¾ ve ¼’üne eşit iki kısmi numuneye
bölünmesi işlemidir.
5/8 bölme: Numune kütlesinin yaklaşık 5/8 ve 3/8’ine eşit iki kısmi
numuneye bölünmesi işlemidir.
Çeyrekleme: Laboratuvar numunesi koni şeklinde karıştırılır ve kürekle
numuneler alınmak süretiyle yeni bir koni oluşturulur. Bu işlem üç defa
tekrarlanır. Her bir kürek dolusu numune yeni agrega tepesinden dökülerek tam
dağılım sağlanır.
Küreği
tekrar tekrar koninin tepe noktasından düşey olarak sokmak kaydıyla üçüncü koni
eşit kalınlık ve çapa sahip olacak şekilde düzleştirilir. Düzleştirilmiş koni
birbirini dik açılarla kesen iki çap boyunca çeyreklenir. Birbirine zıt olan çeyreklerin
ikisi atılır ve kalan iki parça yığın hâline getirilir. Deney kısmı elde
edilinceye kadar karıştırma ve çeyrekleme işlemi tekrarlanır.
NOT:
Levha, tahta veya metal levhadan oluşan çapraz çeyrekleme aleti, malzemenin ayrışmaya
eğilimli olması durumunda, yığından aşağı doğru bastırılarak çeyreklemenin yapılmasına
imkân sağlar.
Kütlesi önceden belirlenmiş metot ile azaltma: Numune karıştırılır ve
çalışma yüzeyi boyunca sıralı olarak agrega yerleştirilir. Deney numunesi
miktarı elde edilinceye kadar hattın bir ucundan düztabanlı kürek ile numune
alınır.
2.3. Deneyin Yapılışı
2.3.1. Ağırlık Bilyeleri Sayısının
Belirlenmesi
10–14 mm arasındaki 5000 ±5 g deney
numunesi için 11 adet bilya yükü kullanınız.
Deney numunesinin özelliği, ‘2.2.2 Numune
Tipi’nde anlatılan şartlara uymuyorsa alternatif dar aralıklı sınıflara göre
bilya sayılarını Tablo 2.1’deki sayıda kullanınız.
2.3.2. Bilyelerin Alet İçerisine
Konulması
Numuneyi yüklemeden önce tamburun
temiz olup olmadığı kontrol ediniz. Makineye önce dikkatlice bilyeleri, sonra
deney kısmını koyunuz.
2.3.3. Alet Hızının Ayarlanması
Kapağı kapatınız ve vidaları sıkınız.
Makinenin devri, 31 devir/dakika ile 33 devir/dakika arasında olmalıdır. Sabit
hızda 500 devir dönmesini sağlayınız.
2.3.4. Aleti Çalıştırarak Aşındırma
Yapılması
Tamburun kapağını kapatıp vidalarını
sıktıktan sonra numaratörü 500 devire ayarlayınız.
Başlama düğmesine basınız. Tambur dönmeye
başlayacak ve 500 devire geldiğinde otomatik olarak dönme işlemi sona
erecektir.
2.3.5. Aşınmış Numuneyi Eleme, Elek Üstünde
Kalan Kısmın Ağırlığını Bulma
Agrega kaybını önlemek için tamburun
kapak kısmını aşağıya doğru çevirerek açıklığı tepsinin tam üstüne getiriniz ve
agregaları bilyelerle birlikte tepsiye dökünüz.
İnce tanelerin tamburun içinde raf
etrafında kalmamasına dikkat ediniz. Bilyaları tepsiden alınız. Yıkama işlemine
geçiniz.
Yıkama ve eleme işlemi (TS 3530 EN
933–1) agrega tane büyüklüğü dağılımına göre yapılır.
Deney numunesini bir kaba yerleştiriniz
ve üzeri ötülünceye kadar su ilave ediniz. Yeterli şiddette çalkalayarak ince
tanelerin tamamen ayrılmasını sağlayınız.
Islanan numuneyi 1,6 mm göz açıklıklı (12 nu.lı) elek üzerine dökünüz. Deney
eleğinden geçen su tamamen berraklaşıncaya kadar yıkayınız.
1,6 mm’lik eleğin üzerinde kalan agregayı birer saatlik aralıklarla tartarak
kütle farkı ± 0,1 toleransla sabit oluncaya kadar (110 ± 5)°C’de etüvde (sabit
kütleye kurutma) kurutunuz. Tartınız (m). Kütleyi Çizelge 2.4.1’e yazınız.
2.3.6. Aşınma Oranının Hesaplanması
Los Angeles katsayısı aşağıdaki eşitlikten
hesaplanır:
LA=(5000 – m) / 50
Burada;
m: 1,6 mm’lik elek üzerinde kalan
fraksiyon, (g) kütlesidir.
Sonuç en yakın tam sayıya yuvarlatılarak
verilir.
Elekten geçen miktar ne kadar az, başka
bir deyişle LA ne kadar küçük ise agreganın aşınmaya karşı o kadar büyük bir
mukavemeti vardır ve böyle bir agrega ayrıca yol betonu yapımına o kadar elverişlidir.
Genellikle yassı ve uzun taneli agregaların kayıp yüzdesi, yuvarlak taneli
agregalarınkinden daha büyük olur.
Los Angeles deney aleti ile 500
devirde en fazla kayıp % 40’ı geçmemelidir.
2.4. Deney Raporunun Hazırlanması
Deney raporu, Los Angeles deneyinin
bu standarda uygun olarak yapıldığını göstermelidir.
Deney raporu aşağıdaki bilgileri
ihtiva etmelidir:
Numunenin
kaynağı ve tanımı
Deney kısmının
elde edildiği tane büyüklüğü fraksiyonları
Los Angeles katsayısı, LA
T.C. MİLLÎ
EĞİTİM BAKANLIĞI
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI
AGREGA YÜZEY NEMİ VE AŞINMA
582YIM298
Ankara, 2011
BETON AGREGALARINDA YÜZEY NEMİ ORANI TAYİNİ (TS 3523)
BETON
AGREGALARINDA YÜZEY NEMİ ORANI TAYİNİ (TS 3523)
Beton
üretiminde kullanılacak doğal veya yapay agregaların yüzeyinde bulunan nemi
oluşturan ve karışım hesaplarında su miktarını belirlemek üzere uygulanan deney
yöntemidir. (Yüzey nemi: Suya doygun
durumdaki agreganın yüzeyinde bulunan serbest sudur.)
1.1.
Deney Araç Gereçleri
1.1.1.
Çeşitleri
* Terazi
* Isıtıcı
* Madenî kap
* Metal kalıp
* Spatula
* Sıkıştırma çubuğu
* Fırça
1.1.2.Özellikleri
Terazi:
0,1 g hassasiyetinde, 2 kg çekerli veya 1 g duyarlı, 20 kg çekerli olan terazi.
Isıtıcı:
Sıcaklığı (105±5) °C’de tutulabilen, hava dolaşımlı bir etüv veya deney
numunesinin yakın çevresindeki sıcaklığı (105±5) °C’ye çıkarabilecek güçte,
elektrik ısıtmalı bir tabla.
Madenî
kap: Küçük kenarı veya çapı, içine serilecek deney numunesi yüksekliğinin en az
5 katı büyüklükte olan, ısıya dayanıklı madenî bir kap.
Metal
kalıp: Üst çapı 33 mm, alt çapı 89 mm, yüksekliği 73 mm olan kesik koni biçimli
metal bir kalıp.
Spatula:
İnce malzemenin kap içine serilmesini gerçekleştirecek şekilde ve paslanmaz
çelikten imal edilmiş, ucu kütleştirilmiş tahta veya plastik saplı araç.
Sıkıştırma
çubuğu: Kütlesi 340±15 g ve çapı 25±3 mm olan düzgün dairesel vurma yüzeyli
metal bir çubuk.
Fırça:
Yeterli yumuşaklığa sahip kıldan imal edilmiş ağaç ya da plastik saplı araç.
1.1.3.
Kullanıldığı İşler
Terazi:
Deney numunesinin deney başlangıcındaki ağırlığı ile doygun kuru yüzey
hâlindeki ağırlığının bulunmasında kullanılır.
Isıtıcı:
Numunenin doygun kuru yüzey durumuna getirilmesi için ısıtılmasında kullanılır.
Madeni
kap: Tartılan numunenin ısıtma işleminde kullanılır.
Metal
kalıp: İnce agreganın yüzey rutubetinin tespiti için koni deneyinin
yapılmasında kullanılır.
Spatula
ya da mala: Kurutma sırasında numunenin madenî kap içine yayılarak serilmesinde
kullanılır.
Sıkıştırma
çubuğu: Koni deneyinde ince agreganın serbest düşüşlerle koni içine sıkıştırma
işleminde kullanılır.
Fırça:
Numuneyi yüzeye serme işleminde spatula ya da mala üzerinde yapışmış olan
agrega tanelerinin temizlenerek mevcut numuneye ilave edilmesinde ve koni
deneyinde kullanılır.
1.2.
Deney Numunesi
1.2.1.
Miktarı
Deney
iki deney numunesine uygulanır.
Deneyde
kullanılacak numune miktarı en büyük tane büyüklüğüne bağlı olarak değişir.
Gerekli deney numunesinin yaklaşık miktarları Tablo 1.1’de verilmiştir.
1.2.2.Özelliği
Deneyden
doğru sonuç almak için numunenin rutubet miktarında değişme olmamasına dikkat
edilmelidir. Bu yüzden numuneyi hava akımı ve ortam ısı farklılıklarından
korumak gerekir. Laboratuar numunesi, doğal yüzey nemini kaybetmemelidir.
Deneylerin
dört kez tekrarlanabileceği varsayılarak alınması gereken numune miktarı da
deney numunesinin en az dört katı olmalıdır. Laboratuar numunesinden deney
numunesi elde etmek için TS 707’ye uygun olan metot kullanılmalıdır. Dörde
bölerek küçültme (çeyrekleme) yöntemi (TS 707) iki kez uygulanır. Numune Tablo
1.1’de verilen değere indirilir.
* Yeterli miktarda agrega iyice karıştırınız. Agrega dairesel
bir alana her tarafı eşit yükseklikte olacak şekilde serilir (Dairenin çapı,
serilen malzemenin yüksekliğinin yaklaşık dört katı olmalıdır.).
* Daire şeklindeki alanı, bir küreğin kenarı ile yaklaşık dört
eşit parçaya bölünüz.
* Parçalardan karşılıklı ikisini numune oluşturulmak üzere
yerinde bırakınız. Diğer parçalardan ikisini uzaklaştırınız.
* Yerinde bırakılan parçaları iyice karıştırınız, dairesel bir
alana seriniz.
* Bir kez daha alanı dörde bölünüz. Bu bölümün karşılıklı
parçalarını bir araya getirerek numuneyi oluşturunuz.
* Eğer numune bölgeç ile alınacaksa ocaktan alınan malzeme, el
küreği ile bölgeç üzerine dökülerek herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan eşit
şekilde bölünmesi sağlanır.
* (TS 707 Agregadan Numune Alma Metodu)
1.3.
Deneyin Yapılışı
1.3.1.
Numunenin Tartılması
Tartım
işlemi sırasında agreganın nemini kaybetmemesi için hızlı çalışınız. Yaklaşık
olarak Tablo 1.1’de gösterilen miktarda oluşturulmuş deney numunesini tartınız.
Değeri tabloya yazınız (M1).
1.3.2.
Numunenin Doygun Kuru Yüzey Ağırlığının Bulunması
Doygun
kuru yüzey; agreganın yapısındaki boşlukların su ile dolu, yüzeyinin kuru
olduğu durumudur.
Tartılan
numuneyi madenî kabın içine spatula ya da mala kullanarak seriniz ve ısıtıcının
yardımıyla doygun kuru yüzey hâline getiriniz.
NOT:
Agreganın tartıldıktan sonraki işlemlerde eksilmemesine dikkat edilmelidir. Bu
yüzden kurutmanın madenî bir kap içerisinde yapılması daha uygun olacaktır.
Fırça ile mala veya spatula üzerinde yapışan toz parçacıklarını numuneye ilave
ediniz, ayırmayınız.
Ancak
burada numunenin doygun kuru yüzey durumuna geldiğini anlamamız için koni
deneyi yapmamız gerekir. Agreganın doygun kuru yüzey durumuna geldiğini şu
yöntemler ile saptarız:
Yüzey rutubeti için koni deneyi: Kalıbı su emici özelliği
olmayan bir yüzey üzerinde büyük çaplı kısmı aşağı doğru olacak şekilde sıkıca
bastırarak tutunuz. Kısmen kurutulmuş olan agreganın bir kısmını kalıp içine
gevşek bir şekilde taşıncaya kadar doldurunuz (Kalıp üzerindeki fazla agrega
avuç yardımıyla tutulur.).
Sıkıştırma
çubuğu ile agregayı 25 kere hafif düşüş darbeleri ile sıkıştırınız (Her bir
düşüş ince agrega yüzeyinin yaklaşık 5 mm yukarısından olmalıdır.). Her düşüşün
yer çekimi kuvveti etkisi altında serbest bir düşüş olmasına dikkat ediniz
(Sıkıştırma işlemi homojenliğin sağlanması maksadıyla değişik noktalara
yapılmalı ve kuvvet uygulanmamalıdır.).
Kalıp
etrafındaki ince agrega taneciklerini fırça kullanarak uzaklaştırınız.
Kalıbı
düşey olarak yukarı doğru çekiniz (Şayet agrega yüzeyinde serbest rutubet
mevcut ise agrega kalıptaki şeklini koruyacaktır. Agrega taneciklerinin yavaşça
dökülmesi, agreganın doygun kuru yüzey durumunda olduğunun göstergesidir.).
İnce
agrega içindeki bazı şekli bozuk tanecikler (yassı vb.) veya yüksek oranda ince
madde olması koni deneyinde doygun kuru yüzey durumunun saptanmasında uygun
olmayabilir. Bu bir avuç dolusu ince agreganın kesik koni deneyi sonrası 100
ile 150 mm yükseklikten bir yüzey üzerine bırakıldığında dağılması ile
anlaşılır. Bu tür malzemelerde doygun kuru yüzey durumu; kesik koni şekilli
kalıp kaldırıldıktan sonra agreganın bir kısmının döküldüğü durum olarak
düşünülmelidir.
Not:
Dökülme özelliğinin rahatlıkla saptanamadığı agregalarda aşağıdaki metotları
deneyiniz.
*Şartlı koni deneyi: Kesik koni şekilli metal kalıp (ancak 10
düşüş yapmak suretiyle) doldurulur. Bir kısım ince agrega daha ilave edilerek
sıkıştırma çubuğu ile 10 düşüşlü sıkıştırma işlemi tekrarlanır. Daha sonra, iki
kere daha ince agrega eklenerek biri üç, diğeri iki düşüş yapılarak sıkıştırma
işlemine devam edilir. Kalıp üzerindeki fazla malzeme sıyrılarak temizlenir.
Kalıp etrafındaki gevşek ince agrega tanecikleri uzaklaştırılır. Ve kalıp düşey
olarak yukarı doğru çekilir.
* Şartlı yüzey deneyi: Koni deneyinde ince agrega çökme vermez
iken ince taneciklerin dağılması durumu gözleniyorsa, ince agreganın rutubeti
bir miktar artırılır. Numunenin 100 g'lık bir kısmı düzgün, kuru, temiz koyu
bir kap içinde veya kauçuk plaka, okside, galvanize, çelik yüzey ya da siyaha
boyanmış metal yüzey üzerine serilir. 1-3 saniye sonra ince agrega yüzeyden
alınır. Numunenin serildiği yüzeyde 1–2 sn. süreyle dikkat çekici bir rutubet
gözlenmesi durumunda, agreganın yüzeyinde rutubet varlığı saptanmış olur. Bu,
doygun kuru yüzey durumunun elde edilmesi için kurutma işlemine devam edilmesi
gerektiği anlamına gelir.
* Kesme yöntemi: Numune yarım küre şeklinde bir yığın hâline
getirilir. Yığın spatula veya mala ile düşey olarak ikiye bölünür. Bölünen
yüzeyler kendini tutabiliyor ise kurutmaya devam edilir. Bu yüzeylerin
yıkıldığı durumda doygun kuru yüzeye ulaşılmış demektir.
Doygun
kuru yüzey hâline kısa sürede ulaşılmak isteniyorsa alkol kullanılabilir.
Agreganın üzerine yeterli miktarda alkol dökülerek karıştırılır ve ateşlenir.
Bir yandan yanan alkol, bir yandan ısıtıcının etkisi ile kuruma hızlandırılmış
olur.
Agreganın
yüzey nemini kaybettiğini gözlemledikten sonra numuneyi tartınız ve değeri
Tablo 1.2’ye yazınız (M2).
1.4.
Agreganın Yüzey Nemi Oranının Hesaplanması
Agreganın
yüzey nemi oranı; yüzey neminin agreganın doygun kuru yüzey hâlindeki
ağırlığına oranı olarak aşağıdaki bağıntı ile onda bir hanesine yuvarlatılarak
hesaplanır.
n=
[(Mı-M2)/ M2] xl00 (%)
Burada:
n:
Agreganın yüzey nemi oranı
M
ı: Deney numunesi deney başlangıcındaki ağırlığı (g)
M2:
Deney numunesinin doygun kuru yüzey hâlindeki ağırlığı (g)
İki
deney numunesi arasındaki fark 0,2 ya da 0,2’den küçük ise ortalamaları alınır.
Fark 0,2’den büyük çıkarsa diğer bölümlenmiş kısımdan üretilen deney numunesine
uygulanır. Farklar eşit ise üçünün ortalaması yüzey nemi oranıdır.
Değerlendirme:
Agreganın yüzeyindeki nem birim ağırlığını etkiler. Üretilecek betonun karışım
suyunu etkiler. Betonun su-çimento oranını değiştirir. Betondan beklenen özellikleri
olumsuz yönde etkiler. Bulunan değer, beton karışım hesabındaki su miktarından
çıkarılır.
1.5.
Deney Raporunun Hazırlanması
Doğal
ve yapay agregaların yüzey nemi oranı tayini için yapılan deneyin sonucunu
belirlemek üzere bir rapor düzenlenmelidir.
Raporda
aşağıdaki bilgiler bulunmalıdır:
* Numunenin ait olduğu iş
* Numunenin tanıtılması
* Deneyde kullanılan standartların numaraları ( TS 3523,TS
707,TS 3528)
* Varsa deney sonuçlarını değiştirebilecek etkilerin
sakıncalarını önlemek üzere alınmış olan önlemler
* Uygulanan deney metodunda belirtilmeyen veya zorunlu
kılınmayan fakat uygulamada yer almış olan işlemler
*Yüzey nemi oranı değerleri
* Rapor tarihi ve numarası
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
İNŞAAT TEKNOLOJİSİ ALANI
AGREGA YÜZEY NEMİ VE AŞINMA
582YIM298
Ankara, 2011
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













