14 Mart 2019 Perşembe

SULARIN DERLENMESİ (KAPTE EDİLMESİ)


SULARIN DERLENMESİ (KAPTE EDİLMESİ)

Su  alma  yapılarına  genel  olarak  kaptaj denir.  İçme  suyu  tesislerinin  yapımında  en  büyük hatalar kaptajların inşası  sırasında yapılmaktadır. Bu nedenle konuya etüt ve proje sırasında gerekli önem verilmelidir.

Yüzeysel Suların Toplanması:
Memba ve yeraltı sularının mevcut olmadığı veya isalelerin ekonomik bulunmadığı hallerde göl ve nehirlerden içme suyu temin edilir. Akarsu veya göllerin yakınında bulunan beldeler eğer akarsuyun debisi veya göl ve rezervuarın kapasitesi senenin bütün mevsimlerinde gerekli miktarda suyu çekmeye kafi ise ihtiyaçlarını bu kaynaklardan sürekli olarak temin edebilirler. Eğer en kurak ayda akarsudan alınacak debi akarsuyun bu aydaki debisinden küçük fakat ona yakın ise akarsu üzerinde  bir eşik yaparak  suları bir miktar  kabartmak gerekir.  Bu suretle suların derivasyon galerisine kolaylıkla girmesi sağlanır.  Eğer en kurak ayda akarsudan alınacak debi akarsuyun bu esnadaki debisinden çok fazla ise bu takdirde bir baraj yaparak bunun arkasında suni bir göl projelendirilmekten başka bir çare yoktur. 

Nehirlerden Su Alınması
Bir akarsuyun ya kenarından ya yatağından veya yatağın altından su alınabilir.  Kenardan  (şevden)  su alma  için önce akarsuya  dik  olarak  bir  galeri inşa  edilir.  Menfez tabanının  nehirdeki su seviyesinden daha aşağıda bulunmasına dikkat edilir ve kanalın sonunda bir su  alma kuyusu veya toplama odası inşa edilir. Herhangi bir  akarsuyun ortasından  akan sular kenarlara nazaran daha temizdir. Bu  nedenle nehrin  ortasından  ve  tabandan  1m  yukarıdan  su  alınması  tercih  edilir.  Bu  amaçla  suyun alınacağı yer tespit edilir. Buradan sahile kadar boru döşenir. Bu boru bir isale galerisi veya su alma kuyusunda son  bulur. Nehirdeki su alma ağzının etrafı kafes şeklinde bir iskele ile korunur. Bir akarsuda alçak su  seviyesi tabana çok yaklaşırsa   su alma kuyusuna yeterli miktarda ve basınçta su almaya imkan yoktur. Zira su alma borularında suyun en az 60cm`lik bir basınç altında  akması istenir. Öncelikle  akarsuyun tabanı  taranır  ve buraya delikli font  bir sandık konur. Bunun etrafı kum-çakıl filtresiyle doldurulur.

Nehirlerden Su Alma Yapısının Kısımları
1- Çan şeklinde veya silindirik bir su alma ağzı ( süzgeç veya krepin )
2- Krepini koruyacak ve onu destekleyecek tertibat
3- Su alma borusu veya kanalı 
4- Sürgülü kapak veya vana
5- Su alma kuyusu 
6- Kuyu içinde gerekli ise emme borusu ve dip klape
7- Terfi ile isale halinde pompa tesisi

Göl Ve Haznelerden Su Alma
Göllerden  su  alınırken  kirletici  kaynakların  hâkim rüzgâr yönünün  yüzey  ve  yüzey  altı  akımları ile  gemilerin  seyir  çizgilerinin  göz  önünde  tutulması  gerekir.  Sahil  sularının  alınmasından sakınılmalı  ve kirletici kaynakları  hesaba  katılmalıdır.  Su  alma yapısı  şehrin  memba tarafında yer almalıdır.  Su  alma  yapısı rüzgârın esme yönüne  göre meydana  gelecek akıntılara  bağlı olarak  çeşitli  derinliklerden  su  alınmaya  çalışılmalıdır.  Örneğin  rüzgâr sahilden  uzaklaşacak  yönde estiğinde temiz taban suları alınabilmelidir. Tersine rüzgâr sahile doğru esip yüzeydeki temiz suları,  su alma  yapısına  sürüklediği  zamanda  yüzeydeki  su  alma  yapılarının  açılarak  bu suların alınması gereklidir.  

Yüzey ve Taban Sularının Özellikleri
Nehir ve göllerde  yüzey sularından  uzak durulmalıdır. Bu  sular hem sıcak  hem de yüzücü maddeler içerir.  Serin  göl  sularını  almak  için termoklin  tabakası  göz  önünde  tutulmalıdır.  Termoklin su sıcaklığının birden bire azalarak +4 °C civarına indiği  bir tabakadır. Su +4 °C de en  yoğun durumdadır.  Termoklin  ve  altındaki tabakada  su  hareketleri  en az durumundadır. Bu nedenle termoklin  tabakasının  altından  su alınması gereklidir.

Yeraltı Sularının Toplanması  
Bir akarsuyun drenaj havzası veya yağış alanı olduğu gibi bir yeraltı suyu haznesinin de buna benzer bir drenaj alanı mevcuttur. Yeraltı suyunun drenaj alanı, yeraltı su yüzüne ait su ayırım çizgilerinin kapattığı  alanı teşkil eder. Genellikle yeryüzüne ait su ayırım çizgisi,  yeraltı su yüzeyine ait su ayırım çizgisi ile üst üste düşmez. Yeraltı sularının zemin yüzüne çıkması ile menbalar  (pınarlar)  meydana  gelir.  Buna  göre  menbaları  şu  şekilde  sınıflandırmak mümkündür.
Prof. Dr. Mehmet ARDIÇLIOĞLU  Sayfa 16
1- Tabaka Membaları 
2- Dolu Savak Membalar
3- Basınçlı (Artezyen) Membalar 
4- Karstik Membalar ve Tali Membalar

Membaların Verimleri
Membaların emniyetli verimlerini ortaya çıkarabilmek için en aşağı bir sene boyunca 8 ila 14 günde bir  memba debisi ölçülmelidir. Bilhassa şiddetli  yağışlardan ve karların erimesinden sonra ve uzun süren kurak devreleri takiben membaların debileri ölçülmelidir. Eğer uzun süreölçüm yapılamıyorsa mevcut  ve  benzeri  kaynaklarla  kıyaslama  yapılır.  Minimum  ve maksimum debilerde bakteriyolojik incelemeler uzun süre yapılmalıdır.


Prof. Dr. Mehmet ARDIÇLIOĞLU / Su Getirme Ders Notları

KUYULAR


KUYULAR
Bir su kuyusu en basit haliyle yeraltı sularını yer yüzüne çıkarmak için zemin içerisinde düşey doğrultuda açılan boşluk olarak tarif edilebilir. Bazen de kuyular yeraltı araştırmaları için, suni olarak yer altı suyunu beslemek için veya kullanılmış suları uzaklaştırmak için açılabilir. Kuyu tipleri çok çeşitlidir. Kuyular genel olarak:
1. Deney kuyuları
2. Basit ve hazneli kuyular
3. Derin ve borulu kuyular olmak üzere üçe ayrılır.
Su kuyular elle kazmak, burguyla delmek veya çakmak suretiyle; derin kuyular ise döner veya darbeli sondaj metotları ile açılır. Kuyular açıldıktan sonra çeşitli malzemelerle kaplanarak kirlenmeye karşı korunur (Karpuzcu, 2005).

Deney Kuyuları
Bir kuyu inşa etmeden önce açılan kuyulardır. Deney kuyuları, yeraltı suyunun derinliğini, suyun kalitesini, akiferin fiziksel özelliklerini ve kalınlığını tayin etmek için açılır. Deney kuyularından iyi sonuç alınırsa, bu kuyular geliştirilerek normal kuyu haline dönüştürülür, aksi takdirde vazgeçilir (Karpuzcu, 2005).

Basit ve Hazneli Kuyular
Yeraltı suyunun fazla derinde olmadığı zeminlerde el aletleri veya kazı makineleri ile 1-10 m çapında ve 20 m derinliğe kadar açılan kuyulara Basit veya Hazneli Kuyular adı verilir. Hazneli kuyuların çapları çok nadir olarak 3 m’ yi geçer. Minimum kuyu çapı kuyuyu açacak insanın rahat çalışabileceği kadar büyük olmalıdır (1m). Çapları 2 m’ den daha küçük olan kuyular hazır beton halkalardan ina edilebilir (Karpuzcu, 2005).
Hazneli kuyuların borulu kuyulara nazaran bazı avantajları ve dezavantajları vardır.
Avantajları :
1. Sığ yeraltı yataklarından daha bol su temin edebilir. (Uygun inşa edilen kuyuların verimi 2500 – 7500 m 3 /gün)
2. Basit metotlarla açılabilir.
3. Yeteri kadar derin açılırsa fazla su depolanabilir (Karpuzcu, 2005).
Dezavantajları:
1. Büyük çaplı ise rüzgardan sürüklenen ve dışarıdan gelen maddelerle kirlilik tehlikesi fazladır.
2. Yeraltı suyu çok derin de ise bu tip kuyulardan su temini zordur (Karpuzcu, 2005).
Hazneli kuyular su alma şekillerine göre üç grupta incelenebilir:
Sadece tabandan su alan hazneli kuyular: Bu tip kuyular küçük grupların su ihtiyacı için kullanılır ve kuyunun geçirimsiz tabakaya kadar indirilmesi gerekmez.
Hem tabandan hem de yanlardan su alan kuyular: Yan cidarlarda boşluklar bırakılır ve bu boşluklardan suyun kuyuya girmesi sağlanır.Bu durumda kuyu birinciye nazaran daha derindir.
Sadece yanlardan su alan hazneli kuyular: Bu durumda kuyu geçirimsiz zemine kadar inmektedir.

Borulu Kuyular
Borulu kuyular birbirine ekli boru parçalarını zemin içine indirmek suretiyle teşkil edilir. Bu kuyulara su yeraltı su seviyesinin altında kalan boru parçaları üzerinde açılmış deliklerden girer.

inşa edilmeleri kolaydır. Çapları küçüktür ve kirlenme tehlikesi çok azdır. Her türlü yeraltı suyu tabakasından su temin edilebilir. Derin tabakalardan su alınabildiğinden, debileri mevsimlere göre fazla değişmez. Borulu kuyular genel olarak:
1. Sığ borulu kuyular
2. Derin borulu kuyular olmak üzere iki grupta incelenir.
Sığ kuyularında inşa metotlarına göre
1. Çakma kuyular,
2. Burgu ile açılan kuyular,
3. Enjeksiyon metodu ile (su püskürtülerek) açılan kuyular, olmak üzere üç tipi vardır (Karpuzcu, 2005).
Borulu kuyular, yeraltı su tabakasının
- basınçsız (serbest nap)
- basınçlı (sıkışık nap) olması durumuna göre iki şekilde hesaplanmaktadır. NAP (akifer) : Su taşıyan yeraltı tabakasıdır (Türkdoğan ve Yetilmezsoy, 2004).
Serbest yüzeyli ve basınçlı kuyuların hesabında temel debiler, “Dupuit debisi” ve “Müsaade edilen debi” değerleridir.
Dupuit debisi: Kuyunun açıldığı zeminin teorik olarak verebileceği debi değeridir.
Müsaade edilen debi: Zemini sürüklemeden ulaşılabilecek maksimum su hızı ile kuyudan alınacak maksimum debi değeridir.
Optimum debi: Dupuit ve müsaade edilen debinin birbirine eşit olduu debiye optimum debi denir. Bu eşitliği sağlayan seviye alçalmasına da “optimum seviye alçalması” adı verilir.
Borulu kuyular için, optimum debi ve optimum seviye alçalması değerleri, tatonman (deneme- yanılma) ve grafik metot ile hesaplanır (Türkdoğan ve Yetilmezsoy, 2004).



Dr. N. Gedik / IV. BÖLÜM SULARIN DERLENMESi (KAPTAJ)

11 Mart 2019 Pazartesi

AHŞAP ÇATILAR VE AHŞAP ÇATI ELEMANLARI

Ahşap malzemelerden imal edilen bu çatıların elemanları birbirlerine geçme, çivi ve blonlarla bağlanırlar. "Oturtma" ve "Asma" Ahşap çatı olmak üzere iki şekilde imal edilmektedirler.

 Ahşap Çatı Elemanları: 
1.) Bırakma Kirişleri 
2.) Yastık Kirişleri 
3.) Dikmeler 
4.) Aşıklar 
5.) Göğüslemeler 
6.) Payandalar 
7.) Yanlamalar 
8.) Kuşaklar 
9.) Rüzgar Kirişleri 
10.) Mertekler 
11.) Yardımcı Parçalar 
12.) Örtü Altı Kaplaması 
13.) Çatı Örtüsü

(1). Bırakma Kirişleri: Asma çatılarda makasların açılmaya karşı zorlanmalarını önleyen elemanlardır. Betonarme döşeme üzerine oturan bırakma kirişleri, oturtma çatılarda da duvar, kiriş ya da mesnetler üzerine oturur ve ayni ismi alırlar. Kesitleri çoğunlukla 8x14, 8x16, 10x16 ve 14x20 cm. alınır; tek ya da çift parça yapılırlar.

(2). Yastık Kirişleri: Çatı makaslarından bırakma kirişlerine gelen yükler yastık kirişlerine, oradan da kiriş veya döşemeye aktarılır. Duvar, kiriş veya döşemeye geniş yüzeyleriyle oturan yastık kirişleri 5x10, 8x16 ve 10x20 cm. kesitlerinde olurlar ve blonlar ya da bağlantı demirleriyle bağlanırlar. 

(3). Dikmeler: Aşıklardan aldıkları yükleri duvar, kiriş veya döşemeye aktaran düşey ve genelde kare kesitli (8x8, 10x10, 12x12 cm.) elemanlardır

(4). Aşıklar: Merteklerin yükünü taşıyan yatay elemanlar (kirişler) olup; saçak üzerine oturan "Damlalık Aşığı", saçakla mahya arasına oturan "Orta Aşık" ve mahyada "Mahya Aşığı" isimlerini alırlar. Aşıklar yüklerini yerine göre dikmelere, askılara, duvar ya da kirişlere veya döşemelere verirler. 10x14, 12x16, 14x18 cm. kesitlerinde olur ve 2.00 - 2.50 m. aralıklarla yerleştirilirler

(5). Göğüslemeler: Dikmelerden aşıklara doğru 45 açıyla çakılan desteklerdir. Çatıdaki boyuna yönde hareketleri önler ve dikmeler arasındaki açıklığı azaltırlar. Genelde 8x8, 8x10, 5x10 ve 6x12 cm. kesitlerinde imal edilirler. 

(6). Payandalar: Asma çatılarda dikmelerden gelen yükleri alıp bırakma kirişlerindeki düğüm noktalarına ileten eğimli çubuklardır ve kesitleri 8x14 ile 10x18 cm. arasında değişir. 

(7). Yanlamalar: Asma çatılarda aşıklardan dikmelere gelen yükleri alıp duvarlara ileten ve payandalara benzeyen (ayni kesitlerde) çubuklardır. 

(8). Kuşaklar: Ayni çatı makası üzerindeki dikmeler, aşıklar, yanlama ve mertekleri her iki yüzeyden birbirlerine bağlayan elemanlardır. Bağlandıkları parçalara "kertme" ile geçer birleşim noktalarını kuvvetlendirirler 5x10, 5x20 cm. en kesitinde olurlar. 

(9). Rüzgar Kirişleri: Çatı makaslarının, rüzgar ve diğer yatay yükler altında devrilme ve deformasyonlarını önlemek üzere çatının her iki başındaki ilk iki ve son iki makas arasına çaprazlama olarak çakılan kirişlerdir. Küçük çatılarda mertek altlarına çakılan "Bağlantı Kirişleri" de ayni görevi görürler. 5x10 veya 10x10 cm. kesitinde yapılırlar. 

(10). Mertekler: Aşıklar üzerine oturan ve örtü altı kaplamasına gelen yükleri alan eğik elemanlardır. Kesitleri,1ş 5x8, 5x10, 6x10 ve 6x12 cm. olup 40 - 60 cm. aralıklarla yerleştirilirler. 

(11).Yardımcı Parçalar: Çatı elemanlarının birbirleriyle bağlantılarını sağlamak için kullanılan bağ ve askı demirleri, blonlar, çatı eğimini azaltmak için kullanılan "çelik" adi verilen parçalardır. Saçak kısmında merteklerin önüne çakılan çelikler, burada eğimi azaltarak eriyen kar ve buzların aşağıya kayarak oluklara zarar vermesini önlerler. 

(12). Örtü Altı Kaplaması: Üzerine çatı örtüsünün döşendiği yüzey olup iki şekilde yapılırlar.
(a) Merteklerin üzerlerine örtü malzemesinin boyutlarına göre uygun aralıklarla 2.5 ,2x5 veya 3 ,2x 5 cm. kesitli yatay çıtalar çakılır. Üzerlerine de kiremit gibi örtü elemanları konulmak ve bağlantılar tel ile yapılmak suretiyle gerçekleştiler. Kiremitler, altlarındaki tırnaklar ve üzerlerindeki tel bağlama deliklerinin aralıklarına uygun olarak döşenmelidir. 
(b) Merteklerin üzerlerine 2.0 - 2.5 cm. kalınlığında ve 10 - 20 cm. eninde tahtalar çakılarak tüm çatı yüzeyi kapatılır. Daha sonra yüzey rüberoit gibi bir su yalıtım gereciyle kaplanır ve onun üzeri de çatı örtüsüyle kaplanır. Örtünün örtü altı kaplamasına bağlantısı tel,çivi,vida veya cıvatayla yapılır. 

(13). Çatı Örtüsü: Yağmur ve kar sularını sürekli olarak dere ve oluklara aktararak çatıyı kuruda tutan, rüzgar, sıcak ve soğuk gibi dış etkilerden çatıyı koruyan gereçlerdir. Bu gereçler çoğunlukla kiremit, eternit, bakır veya galvanizli sac ve arduvaz gibi su geçirmeyen malzemelerden oluşurlar. 

Prof. Dr. İlker ÖZDEMİR / YAPI ELEMANLARI DERS NOTLARI